ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki havalimanına düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıya ilişkin Husilere yönelik sert bir açıklama yaptı. Saldırıda hayatını kaybedenlerden birinin ABD vatandaşı olduğunun açıklanması, Washington'un tepkisinin dozunu artırdı. Olay, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden olurken, uluslararası aktörlerden peş peşe kınama mesajları geldi.
Saldırının ayrıntıları ve can kaybı
Edinilen bilgilere göre, saldırı Riyad'daki uluslararası havalimanını hedef aldı. Patlama sonucu ilk belirlemelere göre 12 kişi hayatını kaybederken, 309 kişi yaralandı. Yaralıların bir kısmının durumunun ağır olduğu ve tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Saldırının ardından havalimanında büyük panik yaşandığı, uçuşların bir süre durdurulduğu ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı aktarıldı. Suudi yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Rubio'dan Husilere sert suçlama
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, saldırının faili olarak gösterilen Husilere yönelik açıklamasında, "Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Masum sivilleri hedef alan bu tür eylemlerin hiçbir meşruiyeti olamaz. Amerika Birleşik Devletleri, müttefiki Suudi Arabistan'ın yanındadır ve bu saldırının sorumlularının hesap vermesi için gereken her türlü çabayı gösterecektir" ifadelerini kullandı. Rubio ayrıca, saldırıda bir ABD vatandaşının yaşamını yitirmesinin derin üzüntü kaynağı olduğunu belirterek, ailesine başsağlığı diledi.
ABD yönetiminden yapılan yazılı açıklamada ise, saldırının bölgesel istikrarı hedef aldığı vurgulandı ve Husilerin uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerine dikkat çekildi. Açıklamada, "Bu saldırı, Husilerin sivilleri korkutmak ve kaos yaratmak amacıyla şiddeti araçsallaştırdığını bir kez daha göstermiştir" denildi.
Uluslararası camiadan kınamalar
Saldırıya ilişkin olarak Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve çok sayıda ülkeden kınama mesajları geldi. BM Genel Sekreteri, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, taraflara itidal çağrısında bulundu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ise yaptığı açıklamada, "Riyad'daki saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Suudi Arabistan'ın güvenliği bizim için de önemlidir" dedi. Bölge ülkelerinden de benzer açıklamalar geldi.
Husilerden henüz bir açıklama yok
Husiler, saldırıya ilişkin henüz resmi bir sorumluluk üstlenmedi. Ancak ABD ve Suudi yetkililer, saldırının arkasında Husilerin olduğunu belirtiyor. Son dönemde Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdığı biliniyor. Uzmanlar, bu saldırının bölgedeki vekalet savaşlarının bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Arka plan: Yemen krizi ve Husiler
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, ülkenin kuzeyini ve başkent Sana'yı kontrol altında tutuyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten beri Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Savaş, yüz binlerce insanın ölümüne ve büyük bir insani krize yol açtı. Husiler zaman zaman Suudi Arabistan'ın sivil hedeflerine yönelik saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar, bölgesel güvenliği tehdit eden en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
ABD, Suudi Arabistan'ın güvenliğini destekleme konusunda kararlılığını yinelerken, Husilerin saldırılarına karşı savunma sistemlerinin güçlendirilmesi için işbirliğinin sürdüğü belirtiliyor. Ancak uzmanlar, diplomatik bir çözüm olmadan bölgede kalıcı istikrarın sağlanamayacağı görüşünde.
Bağımsız değerlendirme
Riyad'daki saldırı, Yemen krizinin ne kadar kırılgan olduğunu ve sivil kayıpların acı bilançosunu bir kez daha ortaya koydu. ABD'nin sert tepkisi, Husilere yönelik baskının artacağına işaret ediyor. Ancak askeri yöntemlerin tek başına çözüm olmadığı, aksine döngüyü derinleştirebileceği unutulmamalı. Uluslararası toplumun, tarafları diyalog masasına döndürecek somut adımlar atması, bölgede daha fazla kan dökülmesini önlemek için elzem görünüyor.