Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybetmesi, 309 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırı, Avrupa Birliği'ni alarma geçirdi. Husilerin üstlendiği saldırının ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bölgedeki gerilimin tehlikeli biçimde tırmandığı uyarısında bulundu. Saldırı, Yemen'deki iç savaşın Suudi Arabistan'ın sivil havacılık altyapısına yönelik en ciddi eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
AB'den kınama ve itidal çağrısı
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Riyad Havalimanı'na yönelik saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sivilleri hedef alan bu tür eylemler asla kabul edilemez. Bölgedeki gerilim tehlikeli bir şekilde tırmanıyor ve tüm tarafları itidale davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Von der Leyen, AB'nin Suudi Arabistan'ın güvenliği ve istikrarına verdiği desteği yineledi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de saldırıyı kınayan bir açıklama yaparak, Husilerin sivil hedeflere yönelik saldırılarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Borrell, tüm taraflara acil ateşkes çağrısında bulunarak, Yemen'deki çatışmanın siyasi çözüm olmadan sona ermeyeceğini vurguladı.
Saldırının bilançosu ve hedefi
Suudi Arabistan resmi kaynaklarına göre saldırıda 12 kişi yaşamını yitirdi, 309 kişi yaralandı. Yaralılar arasında farklı ülke vatandaşlarının bulunduğu belirtildi. Saldırının havalimanı terminali yakınlarında meydana geldiği ve büyük paniğe yol açtığı aktarıldı. Husiler, saldırıyı üstlendiğini açıklayarak Suudi Arabistan'a yönelik operasyonlarının devam edeceği mesajını verdi.
Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, saldırıyı kınayarak Husilerin sivilleri hedef almasının savaş suçu olduğunu savundu. Koalisyon sözcüsü, saldırıya misilleme olarak Yemen'deki Husi mevzilerinin vurulduğunu açıkladı. Ancak bu açıklamaların ardından bölgede tansiyonun daha da arttığı gözlemleniyor.
Yemen iç savaşının bölgesel yansımaları
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Husi isyancılara karşı yürüttüğü operasyonlarla derinleşti. Husiler, zaman zaman Suudi Arabistan'ın sivil yerleşim yerlerine ve ekonomik altyapısına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor. Riyad Havalimanı'na yapılan bu saldırı, son dönemde artan çatışma yoğunluğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
BM verilerine göre, Yemen'deki savaşta on binlerce sivil hayatını kaybetti ve ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Uluslararası toplum, çatışmanın sona erdirilmesi için defalarca ateşkes çağrısı yaptı, ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadı. AB'nin son açıklamaları, bölgede diplomatik çabaların yeniden canlandırılması gerektiğine işaret ediyor.
Uluslararası yankılar ve sonraki adımlar
Saldırı, dünya başkentlerinde de yankı buldu. ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak müttefiki Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu bildirdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele almak üzere toplanabileceği belirtiliyor. İngiltere ve Fransa da saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı.
Avrupa Birliği'nin tepkisi, bölgede artan istikrarsızlık karşısında Batı'nın endişelerini yansıtıyor. Von der Leyen'in açıklamaları, AB'nin Yemen krizine yönelik daha aktif bir diplomasi izleyebileceği sinyalini veriyor. Ancak uzmanlar, Husilerin saldırılarının durdurulması için öncelikle Yemen'de kapsamlı bir ateşkesin sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Riyad Havalimanı saldırısı, Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını sarsarken, bölgesel güç dengelerini de etkileyebilir. AB'nin sert tepkisi, uluslararası toplumun Husi saldırılarına karşı ortak bir tutum geliştirme çabası olarak okunabilir. Önümüzdeki günlerde BM öncülüğünde yeni bir barış girişiminin başlatılıp başlatılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.