Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı, 2026 yılı yaz aylarına ilişkin endişe verici iklim ve yangın senaryolarını kamuoyuyla paylaştı. Uzmanlar, temmuz ayından itibaren daha önce hiç görülmemiş sıcaklık değerlerinin yaşanabileceğini ve bu durumun ölümcül nem dalgalarıyla birleşerek ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirtti. Özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde orman yangını riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken bilim insanları, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.
Rekor sıcaklıklar ve ölümcül nem tehlikesi
Prof. Dr. Levent Kurnaz, yaptığı açıklamada küresel iklim modellerine göre 2026 yazının tarihin en sıcak yazlarından biri olabileceğini ifade etti. Kurnaz, "Özellikle temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıklar mevsim normallerinin 4-5 derece üzerine çıkabilir. Bu durum, özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar için ölümcül nem dalgalarını da beraberinde getirecek. Yüksek sıcaklık ve nem kombinasyonu, insan vücudunun kendini soğutmasını imkânsız hale getirerek sıcak çarpması ve kalp krizi gibi ölümcül sonuçlara yol açabilir" dedi. Kurnaz, yetkilileri acil durum planlarını güncellemeye ve halkı bilinçlendirmeye çağırdı.
Orman yangınları için kritik uyarı
Prof. Dr. Ali Kavgacı ise yüksek sıcaklıkların orman yangınları için uygun bir ortam yarattığını belirterek, "2026 yazında Akdeniz ve Ege başta olmak üzere birçok bölgemizde orman yangını riski çok yüksek. Kuraklıkla birleşen aşırı sıcaklar, yangınların hem çıkma sıklığını hem de şiddetini artıracak. Önümüzdeki dönemde erken uyarı sistemleri, yangın gözetleme kuleleri ve havadan müdahale kapasitesinin mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. Kavgacı, ayrıca vatandaşların piknik alanlarında ateş yakmaması, izmaritlerini söndürmeden atmaması gibi basit ama kritik önlemlere uymasının yangınların önlenmesinde hayati rol oynadığını sözlerine ekledi.
Geçmiş yıllardan daha kötü bir tablo
Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de ve dünyada yaşanan mega yangınlar, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne sermişti. 2021 yılında Marmaris, Manavgat ve Bodrum gibi turizm bölgelerinde çıkan yangınlar binlerce hektar alanı küle çevirmiş, can ve mal kaybına yol açmıştı. Uzmanlar, 2026 yazının bu felaketleri geride bırakabilecek nitelikte olabileceği uyarısında bulunuyor. Sadece sıcaklık değil, aynı zamanda nem oranının da yüksek seyretmesi, yangınlarla mücadeleyi daha da zorlaştıracak.
Siyasi ve toplumsal boyut
İklim değişikliğiyle mücadele konusu, son yıllarda siyasetin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında onaylamış ve 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi koymuştu. Ancak uzmanlar, mevcut politikaların yetersiz kaldığını ve acil eylem planlarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Kurnaz, "Hükümetin iklim değişikliği uyum stratejilerini hızlandırması, orman yangınlarına karşı önleyici tedbirleri artırması ve halkı bilinçlendirmesi şart. Aksi halde 2026 yazı, ülkemiz için bir felaket senaryosuna dönüşebilir" ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, bilim insanlarının uyarıları bir kez daha gösteriyor ki iklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün sorunu. Rekor sıcaklıklar ve ölümcül nem dalgaları kapıda. Atılacak adımlar, sadece doğal varlıklarımızı değil, insan hayatını da doğrudan etkileyecek. Bu nedenle siyasi iradenin yanı sıra toplumsal duyarlılığın artırılması, alınacak en önemli önlemlerden biri olarak öne çıkıyor.