İstanbul'da 2023 yılında Kubilay Kaan Kundakçı'nın silahlı saldırıda hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada, rapçi Vahap Canbay'ın “Asıl hedef bendim” iddiasıyla yaptığı şikayet takipsizlikle sonuçlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırının doğrudan Kundakçı'yı hedef aldığını, Canbay'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığını belirtti.
Saldırının hedefi Kundakçı mıydı?
Soruşturma kapsamında toplanan deliller, saldırının Kubilay Kaan Kundakçı'ya yönelik olduğunu ortaya koydu. Olay yeri inceleme, tanık ifadeleri ve kamera kayıtları, saldırganların Kundakçı'yı takip ettiğini ve ateşi ona yönelttiklerini gösterdi. Canbay'ın olay anında Kundakçı ile birlikte olduğu, ancak hedef olmadığı değerlendirildi. Savcılık kararında, Canbay'ın iddialarını destekleyen herhangi bir somut delil bulunamadığı ifade edildi.
Canbay'ın iddiaları ve hukuki süreç
Vahap Canbay, saldırının asıl hedefinin kendisi olduğunu öne sürerek suç duyurusunda bulunmuştu. Rapçi, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla dikkat çekmiş ve “O gece ölmeyi hak eden bendim, Kubilay benim yerime öldü” demişti. Ancak savcılık, Canbay'ın bu iddiasını ciddiye almayarak takipsizlik verdi. Kararda, Canbay'ın şikayetinin soyut iddialara dayandığı, olayın başlangıcından itibaren Kundakçı'nın hedef alındığına dair güçlü bulgular olduğu vurgulandı.
Cinayetin arka planı
Kubilay Kaan Kundakçı, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Olay, gece saatlerinde bir eğlence mekanı çıkışında yaşanmıştı. Kundakçı, motosikletli saldırganlar tarafından kurşun yağmuruna tutulmuş, olay yerinde yaşamını yitirmişti. Saldırının, Kundakçı'nın bir suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle gerçekleştiği öne sürülmüştü. Soruşturma kapsamında birçok kişi gözaltına alınmış, ancak bazı şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran cinayet, İstanbul'da organize suç örgütlerine yönelik operasyonları da beraberinde getirdi. Emniyet yetkilileri, bu tür olayların faillerinin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Takipsizlik kararı, Canbay ve ailesi tarafından itiraz edilebilecek. Hukukçular, kararın bozulması halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Ancak mevcut delil durumu, Canbay'ın iddialarının zayıf olduğunu gösteriyor. Olay, Türkiye'de ünlü isimlerin karıştığı şiddet olaylarına dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Toplumun bu tür olaylara karşı hassasiyeti, adalet sisteminin doğru işlemesi yönünde beklentileri artırıyor. Takipsizlik kararının gerekçesi, soruşturmanın titizlikle yürütüldüğüne işaret ediyor. Ancak mağdur yakınları ve kamuoyu, adaletin sağlanması için sürecin takipçisi olmaya devam ediyor.