Bir yıl önce yaşanan büyük felaketin acısı, bugün bir kez daha yüreklerde. 'Rant zehri' olarak nitelenen süreç, sadece bir doğa olayının değil, insan ihmalinin ve çıkar çatışmalarının gölgesinde kalan bir trajedinin yıldönümünde, siyasetin en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. İddialara göre, felaketin boyutları önceden bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması, rant kaygısıyla hareket edenlerin ihmali, bugün hâlâ konuşuluyor ve adalet arayışı sürüyor. Peki, bu süreçte kimler sorumlu? Hesap sorulacak mı?
Felaketin Gölgesinde Siyasi Hesaplaşma
Yıldönümü vesilesiyle düzenlenen anma törenleri, sadece acıları tazelemekle kalmıyor, aynı zamanda siyasi bir hesaplaşmanın da zeminini hazırlıyor. Muhalefet partileri, felaketin meydana geldiği bölgede yapılaşmanın önünü açan imar aflarını ve denetim eksikliklerini gündeme getirirken, iktidar kanadı ise sürecin hukuksal boyutuna dikkat çekiyor. Ancak toplumun geniş kesimlerinde, adaletin tecelli etmediği yönünde güçlü bir kanaat bulunuyor. Özellikle felakette yaşamını yitirenlerin yakınları, sorumluların cezalandırılması için yıllardır süren hukuk mücadelesinin sonuçsuz kalmasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan şehir plancıları ve deprem mühendisleri, benzer felaketlerin yaşanmaması için kentsel dönüşüm projelerinin bilimsel verilere dayanması gerektiğinin altını çiziyor. Uzmanlar, "Rant zehri, toplumumuzun kanayan yarası. Yapı stokumuzun büyük bir kısmı hâlâ riskli. Ancak bu riskleri ortadan kaldırmak yerine, çıkar odaklı projelerle sorunlar daha da büyütülüyor" ifadelerini kullanıyor. Öte yandan, felaketin yaşandığı bölgede yeniden inşa çalışmalarının yavaş ilerlemesi de ayrı bir tartışma konusu. Depremzedeler, yaşam alanlarının bir an önce tekrar kurulmasını beklerken, yetkililer ise sürecin titizlikle yürütüldüğünü savunuyor.
Toplumsal Hafıza ve Adalet Arayışı
Bu tür felaketler, toplumun hafızasında derin izler bırakır. Ancak acıların unutulmaması, benzer trajedilerin yaşanmaması için önemli bir uyarı niteliği taşır. Bu nedenle, anma törenleri sadece birer ritüel olmaktan öte, toplumsal bir sorgulamanın da vesilesi olmalıdır. Rant zehri, sadece bir felaketin adı değil, aynı zamanda bir uyarıdır; doğaya ve insan yaşamına saygıyı, çıkar hesaplarının üzerinde tutmamız gerektiğinin bir hatırlatıcısıdır. Yıldönümünde, kayıplarımızı anarken, geleceğe daha güvenli bir ülke bırakabilmek için hepimize düşen sorumluluklar olduğunu unutmamalıyız.