Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff ile bir araya gelerek Ukrayna krizine ilişkin müzakerelerin olası çerçevesini ele aldı. Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, görüşmede Rusya'nın ABD ve Ukrayna ile diyaloğa açık olduğunu yineledi. Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, görüşmenin detayları hakkında bilgi verirken, Putin'in Witkoff'a ABD tarafının somut adımlar atması halinde müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu ilettiği belirtildi.
Görüşmenin perde arkası
Kremlin Sarayı'nda gerçekleşen ve yaklaşık iki saat süren görüşmede, ikili ilişkilerin yanı sıra Ukrayna'daki durum masaya yatırıldı. Uşakov, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Rusya tarafı, çözümün diplomatik yollarla sağlanması için hazır olduğunu bir kez daha teyit etti. Ancak bu süreçte ABD'nin tutumunun belirleyici olacağını vurguladı" dedi. Uşakov, Putin'in Witkoff'a "Rusya'nın çıkarlarına saygı duyulduğu sürece her türlü diyaloğa açık olduğumuzu" söylediğini aktardı.
ABD tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, Witkoff'un ziyaretinin Washington'un Moskova ile doğrudan temas kanallarını canlandırma çabasının bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Witkoff, daha önce de benzer görevlerle Moskova'ya gitmiş ve Putin ile görüşmüştü. Bu kez görüşmenin zamanlaması, Ukrayna'daki savaşın seyri ve Batı'nın yaptırımlarındaki son gelişmeler açısından dikkat çekici bulunuyor.
Müzakere çağrısına uluslararası tepkiler
Putin'in açıklamaları, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. NATO yetkilileri, Rusya'nın samimiyetinin sahada atılacak adımlarla test edilmesi gerektiğini belirtirken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ofisinden henüz bir yorum gelmedi. Ancak Ukraynalı yetkililer, daha önce yaptıkları açıklamalarda Rusya'nın müzakere çağrılarının "zaman kazanma taktiği" olduğunu savunmuştu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise taraflara diyaloğu sürdürme çağrısında bulundu.
Uzmanlar, Putin'in Witkoff ile görüşmesinin, ABD'deki yönetim değişikliği sonrası Moskova'nın Washington ile ilişkileri yeniden şekillendirme arayışının bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Rusya'nın özellikle yaptırımların hafifletilmesi ve ekonomik işbirliğinin yeniden tesisi konusunda beklentileri olduğu biliniyor. Öte yandan, ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımları sürdürme kararı, Moskova'nın elini zayıflatabilecek unsurlar arasında.
Müzakerelerin çerçevesi ne olacak?
Kremlin'den yapılan açıklamalara göre Putin, olası müzakerelerin "eşitlik ve karşılıklı saygı" temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Rus lider, Witkoff'a ABD'nin Ukrayna'ya yönelik tutumunun netleşmesi halinde somut adımlar atılabileceğini söyledi. Uşakov, görüşmede ayrıca enerji güvenliği, tahıl koridoru ve esir değişimi gibi insani konuların da ele alındığını belirtti. Ancak Rusya'nın öncelikli taleplerinin başında Ukrayna'nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi ve toprak bütünlüğüne ilişkin düzenlemeler geliyor.
Batılı diplomatik kaynaklar, Witkoff'un ziyaretinin bir "keşif" niteliğinde olduğunu ve somut bir müzakere takviminin henüz belirlenmediğini söylüyor. Rusya'nın müzakere masasına oturması için ön koşul olarak gördüğü Kırım ve yeni toprakların tanınması gibi talepler, Kiev ve Batılı müttefikler tarafından kabul edilemez olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle görüşmelerin başlaması halinde bile zorlu bir sürecin beklediği açık.
Tarih belirsizliği ve beklentiler
Putin'in görüşmede belirli bir tarih vermediği, ancak "önümüzdeki haftalarda" yeni temasların olabileceği mesajını verdiği öğrenildi. Uşakov, "Rusya tarafı her an diyaloğa hazır. Karar ABD ve Ukrayna'ya bağlı" ifadelerini kullandı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da düzenlediği basın toplantısında, "Putin'in barışçıl çözüm konusundaki tutumu değişmedi. Ancak Rusya'nın ulusal çıkarlarını korumaktan asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Uzmanlar, Putin'in açıklamalarının Rusya'nın uluslararası alanda yalnızlaşmasını kırma çabası olarak da okunabileceğini belirtiyor. Özellikle ABD'deki seçim sonrası dönemde Moskova'nın Washington ile diyalog kanallarını açık tutmak istediği görülüyor. Ancak Ukrayna savaşının gidişatı ve Batı'nın yaptırım politikası, müzakerelerin önündeki en büyük engeller olarak duruyor. Şimdi gözler, Witkoff'un Moskova ziyaretinin ardından ABD Başkanı'nın açıklamalarına çevrilmiş durumda.