Fon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Pusula Holding Başkanı Serdar Turhan’ın İngiltere’ye para kaçırdığı tespit edildi. Londra’daki Barclays Bank hesaplarına 10 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında aktarılan 29.2 milyon sterlin donduruldu ve söz konusu tutarın Türkiye’ye iadesi için hukuki süreç başlatıldı. Soruşturma dosyasına eklenen banka kayıtları, Turhan’ın yurt dışı hesaplar üzerinden sistematik bir transfer ağı kurduğunu ortaya koyuyor. İade sürecinin, uluslararası adli yardımlaşma kanalları üzerinden yürütüleceği öğrenildi.
Barclays hesaplarındaki hareketlilik
Soruşturmayı yürüten ekip, Pusula Holding’e ait fonların yurt dışına çıkarılma yöntemlerini aylardır inceliyor. Elde edilen bilgilere göre, Serdar Turhan’ın kontrolündeki şirketlerden Londra’daki Barclays Bank nezdinde açılan hesaplara kısa sürede büyük miktarda transfer gerçekleştirildi. 10 Temmuz ile 17 Ağustos tarihleri arasında yapılan işlemlerde toplam 29.2 milyon sterlinin hesaplara geçtiği belirlendi. Bu transferlerin büyük bölümünün, holdingin yurt içindeki iştiraklerinden çıkarılan fonlarla finanse edildiği tespit edildi. İngiltere’deki banka hesaplarının dondurulması kararı, Türkiye’nin ilgili kurumlarının talebi üzerine alındı. Barclays yetkililerinin soruşturma makamlarıyla iş birliği yaptığı ve hesap hareketlerine ilişkin belgeleri paylaştığı ifade edildi.
Tutuklu iş insanı Serdar Turhan’ın, fon soruşturmasının ilk aşamasında yurt içindeki mal varlıklarına el konulmasının ardından yurt dışı hesaplara yöneldiği değerlendiriliyor. Soruşturma dosyasına göre, Turhan’ın Londra’daki finans çevreleriyle bağlantılı olduğu ve buradaki hesapları bir süre aktif olarak kullandığı belirlendi. İngiltere’deki hesap hareketlerinin, Türkiye’deki soruşturmayı yürüten savcılığın talebi doğrultusunda mercek altına alındığı ve transferlerin kaynağının titizlikle incelendiği bildirildi. İade sürecinin başlamasıyla birlikte, söz konusu tutarın Türkiye’ye getirilmesi için İngiliz adli makamlarıyla temasların sürdüğü kaydedildi.
Soruşturmanın arka planı ve uzman görüşleri
Pusula Holding’e yönelik fon soruşturması, geçtiğimiz aylarda genişleyerek devam ediyor. Soruşturma kapsamında holdingin finansal yapısı, yurt dışı bağlantıları ve fon akışları detaylı şekilde inceleniyor. Serdar Turhan’ın tutuklanmasının ardından, şirket yönetimine kayyum atanması ve mal varlıklarına tedbir konulması gibi adımlar atılmıştı. Şimdi ise odak noktası, yurt dışına çıkarılan fonların izini sürmek ve bu paraların Türkiye’ye iadesini sağlamak. Hukuk uzmanları, İngiltere’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde iade sürecinin mümkün olduğunu ancak zaman alabileceğini belirtiyor. Sürecin, İngiliz mahkemelerinin vereceği kararlara bağlı olarak şekilleneceği ifade ediliyor. Öte yandan, soruşturmanın diğer şüphelileri ve holdingin yurt dışındaki diğer hesapları da mercek altında. Londra’daki Barclays hesaplarına yapılan transferlerin, daha geniş bir para kaçırma ağının parçası olup olmadığı araştırılıyor. Soruşturma makamları, bu konuda ek bilgi ve belge toplamaya devam ediyor.
Ekonomi çevreleri, bu tür yurt dışı hesap hareketlerinin Türkiye’nin finansal istikrarı açısından risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Fonların yurt dışına kaçırılmasının, sermaye kaçışı olarak yorumlanabileceği ve piyasalarda güven kaybına yol açabileceği belirtiliyor. Ancak yetkililer, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüldüğünü ve kaçırılan paraların iadesi için her türlü hukuki yola başvurulacağını vurguluyor. İade sürecinin başlaması, kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Vatandaşlar, sorumluların hesap vermesi ve kaçırılan paraların ülkeye dönmesi gerektiğini dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde soruşturmanın yeni gelişmelere sahne olması bekleniyor. Pusula Holding cephesinden ise henüz bir açıklama yapılmadı. Şirketin avukatlarının, Londra’daki hesaplarla ilgili olarak itiraz yoluna gidip gitmeyeceği merak konusu. Soruşturmanın seyri, Türkiye’nin yurt dışındaki kara para ve fon kaçırma vakalarıyla mücadelesinde önemli bir emsal teşkil edebilir.
Uzmanlar, bu davada elde edilecek başarının, benzer soruşturmalar için caydırıcılık etkisi yaratacağını belirtiyor. Aynı zamanda, uluslararası finans sisteminde şeffaflığın artırılması ve iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin son yıllarda yurt dışındaki kara para ve terör finansmanıyla mücadelede attığı adımlar, bu tür soruşturmaların etkinliğini artırıyor. Pusula Holding soruşturması, bu mücadelenin en güncel örneklerinden biri olarak görülüyor. İngiltere’deki banka hesaplarının dondurulması, sürecin ne kadar ciddi ve kararlı yürütüldüğünü gösteriyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, diğer ülkelerdeki hesapların da gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Kamuoyu, soruşturmanın hızlı ve adil bir şekilde sonuçlanmasını bekliyor. Kaçırılan 29.2 milyon sterlinin iadesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve ahlaki bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Bu dava, Türkiye’nin yargı ve idari kurumlarının uluslararası alandaki etkinliğini de göstermesi açısından önemli bir sınav niteliğinde.