Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Kaya, tedavi edilmediği takdirde ölüme kadar götürebilecek pulmoner hipertansiyon hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekti. Kaya, akciğere giden damardaki basınç yüksekliğinin hayatı olumsuz etkilediğini ve sessizce ilerlediğini vurguladı.
Pulmoner Hipertansiyon Nedir?
Pulmoner hipertansiyon, akciğer atardamarlarında kan basıncının yükselmesiyle karakterize bir hastalıktır. Bu durum, sağ kalp ventrikülünün daha fazla çalışmasına neden olur ve zamanla kalp yetmezliğine yol açabilir. Doç. Dr. Çağlar Kaya, hastalığın sıklıkla gözden kaçan belirtilerle ilerlediğini belirterek, "Nefes darlığı, yorgunluk, göğüs ağrısı ve bayılma gibi şikayetler başka hastalıklarla karıştırılabiliyor. Bu nedenle tanı gecikebiliyor" dedi.
Erken Teşhisin Önemi
Erken teşhis edildiğinde pulmoner hipertansiyonun yönetilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Kaya, tedavi seçeneklerinin hastalığın evresine göre planlandığını söyledi. İlaç tedavisi, oksijen desteği ve gerektiğinde cerrahi müdahalelerle hastalığın seyrinin değiştirilebileceğini aktaran Kaya, "Ancak geç kalındığında kalp ve akciğerlerde kalıcı hasar oluşabiliyor. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulmalı" uyarısında bulundu.
Kimler Risk Altında?
Pulmoner hipertansiyon risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, bazı romatolojik hastalıklar, karaciğer hastalıkları, HIV enfeksiyonu ve doğumsal kalp hastalıkları yer alıyor. Ayrıca obezite, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam da riski artırabiliyor. Doç. Dr. Kaya, ailesinde pulmoner hipertansiyon öyküsü olan kişilerin düzenli kontrolden geçmesi gerektiğini belirtti.
Tanı Yöntemleri
Pulmoner hipertansiyon tanısında ekokardiyografi, sağ kalp kateterizasyonu ve egzersiz testleri kullanılıyor. Kaya, bu testlerin uzman merkezlerde yapılmasının önemine değinerek, "Erken evrede tanı konulduğunda hastaların yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde artıyor" dedi.
Toplumsal Farkındalık Çağrısı
Türkiye'de pulmoner hipertansiyon farkındalığının düşük olduğunu vurgulayan Kaya, sağlık otoritelerini ve medyayı bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaya davet etti. Hastalığın nadir görülmesi nedeniyle birçok hekimin de tanıda zorlanabildiğini ekledi.
Sonuç ve Değerlendirme
Pulmoner hipertansiyon, sessiz ilerleyen ancak erken teşhisle yönetilebilen bir hastalık. Doç. Dr. Çağlar Kaya'nın uyarıları, toplumda farkındalık oluşturulması ve sağlık çalışanlarının bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Nefes darlığı gibi basit görünen şikayetlerin altında yatan ciddi bir hastalık olabileceğini unutmamak ve zamanında uzmana başvurmak hayat kurtarıyor.