Akademisyenlerin sosyal medyada içerik üreterek gelir elde etmesini yasaklayan yeni düzenleme, üniversitelerde tartışma yarattı. Konuya ilişkin açıklama yapan ünlü bir profesör, bu yasağın akademik özgürlüğe müdahale olduğunu belirterek istifaya hazırlandığını duyurdu.
Yasak Kararının Ayrıntıları
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelere gönderilen yazıyla, öğretim üyelerinin sosyal medya platformlarında (YouTube, Instagram, TikTok vb.) içerik üretip bundan gelir sağlaması yasaklandı. Karar, akademisyenlerin asli görevlerine odaklanmasını sağlamak gerekçesiyle alındı. Ancak karar, birçok akademisyen tarafından ek gelir imkânının ortadan kalkması ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması olarak yorumlandı.
Yasak, özellikle genç akademisyenler ve geçim sıkıntısı çeken öğretim görevlileri arasında büyük tepki topladı. Bazı üniversitelerin rektörlükleri, kararı uygulamak için harekete geçti. Sosyal medyada konuyla ilgili binlerce paylaşım yapıldı.
Profesörün İstifa Sinyali
Alanında saygın bir isim olan ve sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan ünlü profesör, kişisel hesabından yaptığı açıklamada, "Bu yasak, bilimin topluma yayılmasını engelliyor. Akademisyenlerin bilgi birikimini halkla paylaşması suç değil, bilakis görevidir. Eğer bu karar geri çekilmezse istifa etmeyi düşünüyorum" dedi. Profesör, sosyal medyada ürettiği içeriklerle milyonlarca kişiye ulaşıyor ve popüler bilim alanında önemli bir figür olarak tanınıyor.
İsmini vermek istemeyen bir başka akademisyen ise, "Aylık maaşımız belli. Enflasyon karşısında eriyor. Sosyal medyadan elde ettiğimiz gelirle ayakta duruyoruz. Bu yasak bizi zor durumda bırakacak" ifadelerini kullandı.
Akademik Çevrelerden Tepkiler
Türkiye'deki üniversitelerde görev yapan birçok öğretim üyesi, yasağın akademik özgürlüklere aykırı olduğunu savunuyor. Eğitim sendikaları ve akademik dernekler, kararın iptali için hukuki girişim başlatmayı planlıyor. Öte yandan bazı üniversite yönetimleri, yasağın henüz bağlayıcı olmadığını, yasal düzenleme gerektirdiğini belirterek temkinli yaklaşıyor.
Uzmanlar, sosyal medyada içerik üretmenin bir ifade özgürlüğü olduğunu ve Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alındığını hatırlatıyor. Yasağın hukuki dayanağı konusunda belirsizlik sürüyor.
Yasağın Arka Planı ve Olası Sonuçları
Son yıllarda Türkiye'de birçok akademisyen, sosyal medya platformlarında bilimsel içerik üreterek hem ek gelir elde ediyor hem de topluma katkı sağlıyor. Özellikle pandemi döneminde online eğitim ve popüler bilim yayıncılığı artmıştı. Ancak hükümet, bazı akademisyenlerin sosyal medyadaki paylaşımlarını sakıncalı buluyor ve bu tür faaliyetlerin "asli görevleri aksattığı" görüşünü savunuyor. Yeni yasak, bu tartışmanın bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, yasak akademisyenleri sansürle karşı karşıya bırakabilir ve beyin göçünü hızlandırabilir. Halihazırda yurt dışına giden akademisyen sayısında artış yaşanıyor. Sosyal medyada ses getiren kampanyalar, kararın geri alınması için imza topluyor.
Önümüzdeki günlerde YÖK'ten yeni bir açıklama bekleniyor. Profesörün istifa edip etmeyeceği ise merak konusu. Gelişmeler, akademik camia ve kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.