Deprem analizleriyle tanınan Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Doğu Karadeniz sahil kesimini deprem konusunda uyardı. Bektaş, bölgenin sanıldığı gibi depremden muaf olmadığını belirterek, "Deprem olmaz denilen yer değil" ifadesini kullandı. Uyarı, bölge halkı ve yetkililer arasında geniş yankı uyandırdı.
Doğu Karadeniz'in Depremselliği ve Bektaş'ın Değerlendirmeleri
Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle Karadeniz sahil şeridindeki aktif fay hatlarına dikkat çekti. Yaptığı açıklamada, bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) Karadeniz kolu ile bağlantılı olabilecek diri faylar barındırdığını, bu nedenle riskin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Bektaş, "Deprem olmaz denilen yer değil. Tarihsel kayıtlarda da Karadeniz'de yıkıcı depremler yaşanmıştır. Bu bölge, sismik olarak boşluk kabul edilmemeli, gerekli hazırlıklar yapılmalıdır" dedi.
Bektaş'ın bu açıklamaları, özellikle 2023 yılında meydana gelen büyük depremlerin ardından Türkiye genelinde deprem bilincinin arttığı bir dönemde geldi. Uzman, Doğu Karadeniz'in yanı sıra Batı Karadeniz'in de benzer riskler taşıdığını, ancak son dönemdeki sismik aktivitelerin Doğu Karadeniz'de yoğunlaştığını ifade etti.
Bölgesel Riskler ve Uzman Görüşleri
Jeoloji mühendisleri ve deprem uzmanları da Bektaş'ın uyarılarını destekleyen açıklamalar yaptı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri, bölgedeki fay hatlarının daha önce yeterince araştırılmadığını, bu konuda kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. Özellikle Rize, Trabzon ve Artvin kıyılarında deniz içi fayların varlığına dikkat çeken uzmanlar, tsunami riskine karşı da önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Deprem bilimciler, Karadeniz'in iç kesimlerinde tarihsel olarak büyük depremler yaşandığını ancak sahil kesiminin görece daha az deprem ürettiğini kabul etmekle birlikte, bu durumun tamamen tehlikesiz olduğu anlamına gelmediğini ifade ediyor. Prof. Dr. Bektaş'ın "Deprem olmaz denilen yer değil" sözü, bu görüşü özetler nitelikte.
Yetkililere Çağrı ve Alınması Gereken Önlemler
Bektaş, paylaşımında yetkililere de çağrıda bulunarak, bölgedeki yapı stokunun depreme dayanıklılığının kontrol edilmesini, olası bir depreme karşı acil durum planlarının hazırlanmasını ve halkın bilinçlendirilmesini istedi. Ayrıca, Doğu Karadeniz'in sahil şeridinde bulunan dolgu alanlarının risk oluşturduğunu, zemin sıvılaşmasına karşı önlem alınması gerektiğini kaydetti.
Uyarıların ardından Rize, Trabzon, Giresun gibi illerin valilikleri ve belediyeleri, konuya ilişkin incelemelerin başlatıldığını duyurdu. AFAD ve MTA ekiplerinin bölgede yeni fay hatları üzerinde araştırma yapacağı belirtildi. Sivil toplum kuruluşları da deprem bilincinin arttırılması için seminerler ve tatbikatlar düzenlemeyi planladıklarını açıkladı.
Sonuç: Depreme Dirençli Toplum İçin Bilimsel Uyarılar Önemli
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın bu uyarısı, bilim insanlarının deprem riski konusundaki sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'nin deprem kuşağında olduğu gerçeği, her bölgenin risk altında olabileceğini gösteriyor. Doğu Karadeniz gibi depreme karşı hazırlıksız olduğu düşünülen bölgelerde de bilimsel verilere dayalı önlemler alınması, can ve mal kaybını en aza indirmede kritik önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki depremler, önceden tahmin edilemese de zararları, alınacak tedbirlerle büyük ölçüde azaltılabilir.