Portekiz'de dijital haklar grubu D3, Facebook, Instagram, TikTok ve YouTube'a karşı dört ayrı toplu dava açtı. Davalar, bu platformların kullanıcıları daha uzun süre çevrimiçi tutmak ve bağımlılık yaratmak amacıyla bilinçli olarak tasarlandığı iddiasına dayanıyor. Lizbon merkezli grup, özellikle 'sonsuz kaydırma' (infinite scroll), otomatik oynatma ve kişiselleştirilmiş bildirimler gibi özelliklerin gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
D3'nin iddiaları ve hedef aldığı platformlar
D3 tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, söz konusu platformlar kullanıcıların ekran başında geçirdiği süreyi artırmak için psikolojik manipülasyon teknikleri kullanıyor. Grup, bu tasarımların bağımlılık yapıcı olduğunu ve özellikle çocuklar ile ergenlerde anksiyete, dikkat dağınıklığı ve uyku bozukluklarına yol açtığını savunuyor. Dava dilekçelerinde, platformların kullanıcı verilerini analiz ederek bağımlılığı tetikleyen algoritmalar geliştirdiği öne sürülüyor.
D3, davaları Portekiz mahkemelerinde açtı. Facebook ve Instagram'ın çatı şirketi Meta, TikTok'un sahibi ByteDance ve YouTube'un sahibi Google'a yönelik suçlamalar arasında 'kasten duygusal sömürü' ve 'çocuk haklarının ihlali' yer alıyor. Grup, platformların kullanıcıları korumak için yeterli önlem almadığını ve yaş doğrulama sistemlerinin yetersiz olduğunu belirtiyor.
Bağımlılık yaratan tasarım özellikleri neler?
Dava dosyasında, sosyal medya platformlarının kullandığı çeşitli özellikler sıralanıyor:
- Sonsuz kaydırma: İçeriğin sonu olmadan sürekli aşağı kaydırma imkanı, kullanıcının ne zaman duracağını bilememesine neden oluyor.
- Otomatik oynatma: Videoların kendiliğinden başlaması, kullanıcıyı pasif izleyici konumuna itiyor.
- Bildirimler ve push mesajları: Sürekli uyarılarla kullanıcılar platforma geri çekiliyor.
- Beğeni ve yorum döngüsü: Sosyal onay mekanizmaları dopamin salgılanmasını tetikleyerek bağımlılık yapıyor.
- Kişiselleştirilmiş akış: Algoritmalar kullanıcının ilgi alanlarına göre içerik sunarak platformda kalma süresini artırıyor.
D3, bu özelliklerin bağımlılık yapıcı olduğunu ve platformların kullanıcı sağlığını korumak için tasarımlarını değiştirmesi gerektiğini vurguluyor. Grup, davaların kazanılması halinde platformların bu özellikleri kaldırmak veya yaş sınırlaması getirmek zorunda kalabileceğini belirtiyor.
Platformlardan henüz resmi yanıt yok
Meta, ByteDance ve Google'dan henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Ancak geçmişte benzer davalarda platformlar, kullanıcıların platformları kullanma tercihinin kendi iradelerinde olduğunu ve bağımlılık yaratma kastının bulunmadığını savunmuştu. Şirketler genellikle ebeveyn kontrol araçları ve ekran süresi özellikleri gibi çözümler sunduklarını hatırlatıyor.
Portekiz'deki dava, dünya genelinde sosyal medya bağımlılığına karşı artan hukuki mücadelelerin bir parçası. ABD'de 2023'te 41 eyalet, Meta'ya karşı gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkilediği gerekçesiyle dava açmıştı. Avrupa Birliği'nde ise Dijital Hizmetler Yasası (DSA), platformlara bağımlılık yapıcı tasarımları engelleme yükümlülüğü getiriyor. D3'nin davası, DSA'nın ulusal düzeyde uygulanması açısından da emsal teşkil edebilir.
Uzmanlar: Bağımlılık tasarımı kanıtlanabilir
Dijital bağımlılık üzerine çalışan akademisyenler, sosyal medya platformlarının tasarım özelliklerinin davranışsal bağımlılığı tetiklediğini gösteren çok sayıda araştırma olduğunu belirtiyor. Nörogörüntüleme çalışmaları, sosyal medya etkileşimlerinin beyindeki ödül merkezlerini harekete geçirdiğini ortaya koyuyor. Bu da kumar bağımlılığına benzer mekanizmaları işaret ediyor.
Ancak hukuki açıdan bağımlılık yaratma kastını kanıtlamak zor olabilir. Platformlar, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için bu özellikleri geliştirdiklerini savunabilir. Yine de D3'nin davası, şirketlerin iç yazışmalarında bağımlılık yaratmayı hedeflediklerine dair kanıtlar sunması halinde önemli bir emsal oluşturabilir.
Portekiz'deki dava süreci, sosyal medya düzenlemeleri açısından kritik bir dönemeçte. Avrupa Birliği, DSA kapsamında platformlara yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, üye ülkelerdeki sivil toplum kuruluşları da hukuki yollarla değişim talep ediyor. D3'nin davası, kullanıcıların dijital haklarını koruma adına önemli bir adım olarak görülüyor. Sonuç ne olursa olsun, sosyal medya devlerinin tasarım tercihleri artık daha fazla mercek altında.