Kahramanmaraş'ta 2023 depreminde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı davasında şok bir gelişme yaşandı. Tutuklu yargılanan müteahhitler, davanın savcısını 'yanlı tutmakla' suçlayarak Adalet Bakanlığı'na şikayette bulundu. Olay, deprem felaketinin ardından açılan davalardaki hukuk sürecini yeniden tartışmaya açtı.
Savcıya yöneltilen suçlamalar
Sanık avukatları, iddianameyi hazırlayan savcının delilleri tek taraflı topladığını ve müvekkillerinin lehine olan kanıtları dikkate almadığını öne sürdü. Şikayet dilekçesinde, savcının depremde yıkılan diğer binalarla ilgili davalarda da benzer tutum sergilediği iddia edildi. Ancak, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, savcının bağımsızlığına gölge düşürmeye yönelik bu girişimi 'mesnetsiz' olarak nitelendirdi.
Davanın arka planı
Ezgi Apartmanı, 6 Şubat 2023'teki depremlerde 'pancar çarşısı' gibi yıkılmış ve enkazında 35 kişi hayatını kaybetmişti. Davanın ana sanıkları arasında bina müteahhidi ve yapı denetim firması yetkilileri bulunuyor. Bilirkişi raporlarına göre, binada taşıyıcı sistem hataları ve düşük kaliteli malzeme kullanımı tespit edilmişti.
Depremin ardından açılan toplam 800'den fazla davada, birçok sanık 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan yargılanıyor. Ancak, bu tür şikayetler, adalet sisteminin işleyişine yönelik güveni sarsarken, mağdur aileler de tepkili. Aileler, 'Müteahhitler her yolu deniyor, ama biz sadece adalet istiyoruz' ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre, bu tür savcı şikayetleri davaları uzatma taktiği olarak kullanılabiliyor. Nitekim, Türkiye'de benzer davalarda sanıkların savcıyı reddetme veya şikayet etme girişimleri sıkça görülüyor. Ancak, bu durum yargılamaların hızını kesiyor ve adaletin geç tecelli etmesine neden oluyor.