Türkiye, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2022 sonuçlarında OECD ortalamasını geride bırakarak tarihi bir başarıya imza attı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerinde gösterdiği performans, son yirmi yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu sonuç, yıllardır ekranlarda ve köşe yazılarında "Taş devrine döndük", "Çocuklarımız okuduğunu anlamıyor" gibi söylemlerle PISA verilerini eleştiren kesimleri adeta susturdu.
PISA 2022: Türkiye'nin Yükselişi
PISA 2022 araştırmasına 81 ilden 7 bin 250 öğrenci katıldı. Türkiye, matematikte 453 puanla OECD ortalaması olan 472'nin altında kalsa da, fen ve okuma alanlarında ortalamayı yakaladı veya geçti. Özellikle fen okuryazarlığında 476 puanla OECD ortalamasını aşan Türkiye, okuma becerilerinde 456 puanla ortalamanın hemen altında kaldı. Ancak asıl dikkat çeken, 2018'e göre matematikte 9 puan, fende 8 puan, okumada 10 puanlık artış oldu. Bu, Türkiye'nin son yıllardaki eğitim reformlarının meyvesini verdiğini gösteriyor.
PISA 2022'de Türkiye, matematikte 2018'e göre 9 puan artışla 453'e yükselirken, fen bilimlerinde 8 puan artışla 476'ya, okumada ise 10 puan artışla 456'ya çıktı. Bu sonuçlar, Türkiye'yi OECD ülkeleri arasında yukarı taşıdı. Özellikle dezavantajlı okullardaki iyileşme, eğitimde fırsat eşitliği açısından umut verici.
Eleştirmenlerin Sessizliği
Yıllarca PISA sonuçlarını "eğitim sisteminin çöküşü" olarak yorumlayan bazı eğitimciler ve yorumcular, Türkiye'nin bu başarısı karşısında ne diyeceklerini şaşırdı. Sosyal medyada "PISA'ya inanmıyoruz" gibi savunmalar gelse de, uluslararası geçerliliği olan bu sınavın sonuçlarını görmezden gelmek mümkün değil. Önceki yıllarda "PISA kötü çıkarsa sistem çöker" diyenlerin şimdi sessiz kalması, kamuoyunda eleştiri konusu oldu.
Öte yandan, bu başarının arkasında öğretmenlerin özverili çalışmaları ve son yıllarda hayata geçirilen müfredat güncellemeleri, öğretmen eğitimleri ve dijital altyapı yatırımları var. Özellikle 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında yapılan iyileştirmeler, öğrencilerin analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdi.
Uzmanlar, bu başarının sürdürülebilir olması için eğitimde fırsat eşitliğinin artırılması, öğretmen kalitesinin yükseltilmesi ve erken çocukluk eğitimine daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, PISA sonuçlarındaki yükselişin diğer uluslararası sınavlara (TIMSS, PIRLS) da yansıması bekleniyor.
Bağlam ve Değerlendirme
PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üç yılda bir düzenlenen ve 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini ölçen en kapsamlı uluslararası araştırmadır. Türkiye, 2003'ten bu yana katıldığı PISA'da ilk kez bu kadar geniş bir iyileşme gösterdi. 2018'de matematikte 454 puan alan Türkiye, 2022'de 453'e gerilese de, fen ve okumadaki artış dikkat çekici. Aslında 2018'de matematikte 454 olan puan, 2022'de 453 olarak açıklandı; ancak OECD ortalaması düştüğü için Türkiye'nin göreceli konumu yükseldi. Fen'de 2018'de 468 olan puan 476'ya, okumada 466'dan 456'ya düştü. Bu durum, pandemi sonrası küresel bir gerileme yaşanırken Türkiye'nin direnç gösterdiğini ortaya koyuyor.
Eğitim politikalarının sonuçlarını değerlendirirken tek bir sınava odaklanmak yerine, geniş bir perspektifle bakmak gerekir. Türkiye'nin PISA'daki yükselişi, doğru yatırımların ve kararlı uygulamaların meyvesidir. Ancak hâlâ kat edilmesi gereken mesafe var. Özellikle okuma becerilerinde OECD ortalamasının altında kalınması, ana dil eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini gösteriyor. Gelecek yıllarda bu trendin devam etmesi, eğitimde kalıcı bir dönüşümün işareti olacaktır.
Sonuç olarak, PISA 2022 sonuçları Türkiye'nin eğitimde doğru yolda olduğunu kanıtlıyor. Yıllarca karamsarlık pompalanmasına rağmen, Türk gençleri dünya sahnesinde başarılarıyla konuşuluyor. Bu başarı, tüm eğitim paydaşlarının ortak çabasıdır ve gelecek için umut vericidir.