Küresel petrol piyasalarında bu hafta sert bir düşüş yaşandı. Batı Asya'da İsrail ile İran arasındaki gerilimin diplomatik girişimlerle yumuşaması, fiyatların üzerindeki risk primini hızla düşürdü. Aynı zamanda Çin'den gelen ekonomik verilerin talep endişelerini artırması da düşüşü destekledi. Brent petrol varil fiyatı 80 doların altına gerilerken, Batı Teksas türü (WTI) petrol de 75 dolar seviyelerine çekildi.
Diplomasi rüzgarı ve risk primi
İsrail ile İran arasında aylardır süren gerginlik, son haftalarda yapılan dolaylı müzakereler ve uluslararası arabuluculuk çabalarının etkisiyle yerini daha ılımlı bir atmosfere bıraktı. Bu gelişme, petrol fiyatlarına eklenen savaş risk priminin büyük ölçüde ortadan kalkmasına neden oldu. Analistler, söz konusu risk priminin geçtiğimiz aylarda fiyatlara 5-10 dolar eklediğini belirtiyor.
Çin ekonomisinden gelen soğuk duş
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'de açıklanan sanayi üretimi ve imalat PMI verileri beklentilerin altında kaldı. Bu durum, ülkenin petrol talebinde bir yavaşlamaya işaret ediyor. Çin'in rafinerileri, stokların yüksek seyretmesi ve marjların daralması nedeniyle alımlarını azaltmış durumda. Ayrıca ABD'de artan stoklar da arz fazlası endişelerini besliyor.
OPEC+'ın mesajları
OPEC+ grubu, 1 Haziran'daki toplantısında üretim kesintilerini sürdürme kararı almış ancak bazı üyelerin gönüllü kesintileri Eylül ayından itibaren kademeli olarak sona erdireceğini duyurmuştu. Bu durum, piyasada arz artışı beklentisini canlı tutuyor. Suudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki grup, fiyatlardaki düşüşü durdurmak için sözlü müdahale yapsa da etkili olamıyor.
Küresel talep görünümü
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve OPEC, 2024 yılı küresel petrol talebi büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmişti. Yüksek faiz oranları ve gelişmiş ülkelerdeki ekonomik yavaşlama, talep artışını sınırlıyor. Özellikle Avrupa ve ABD'de benzin tüketimindeki düşüş dikkat çekiyor.
Analistler, kısa vadede fiyatların 75-80 dolar bandında dalgalanabileceğini, ancak jeopolitik gelişmeler ve OPEC+'ın adımlarının belirleyici olacağını ifade ediyor. Piyasalar, bir sonraki büyük sinyali Çin'den gelecek teşvik paketlerinden ve ABD Merkez Bankası'nın faiz kararlarından bekliyor.