Küresel piyasalarda jeopolitik sarkacın ateşkes yönünde hareket etmesiyle birlikte petrol fiyatları haftanın son işlem gününde 91 dolar seviyesine kadar geriledi. ABD ve İran arasında varılan ateşkes anlaşmasının uzatılacağına yönelik iyimserlik, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılacağı beklentisiyle birleşince ham petrol varil fiyatında son iki haftanın en düşük seviyesi kaydedildi. Brent petrolün varil fiyatı, 11 Ekim'de 96 doların üzerine çıktıktan sonra art arda dört gün düşüş gösterdi. Piyasalar, ateşkesin sürmesi halinde arz endişelerinin hafifleyeceğini ve fiyatların 90 doların altına inebileceğini öngörüyor.
Hürmüz Boğazı'nda normalleşme sinyali
Jeopolitik gerilimin odağındaki Hürmüz Boğazı'nda normalleşme sinyalleri, küresel enerji piyasalarını hareketlendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran ile müzakerelerin olumlu ilerlediği ve ateşkesin 30 gün daha uzatılması konusunda prensipte anlaşmaya varıldığı belirtildi. Bu gelişme, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik su yolunda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanacağı beklentisini güçlendirdi. Uzmanlar, boğazın kapanması durumunda petrol fiyatlarının 100 doları aşabileceğini, ancak mevcut ateşkes ortamının bu senaryoyu rafa kaldırdığını ifade ediyor.
Yatırımcılar temkinli iyimser
Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen yatırımcılar temkinli iyimserliklerini koruyor. Küresel ölçekte yavaşlayan ekonomik aktivite ve artan faiz oranları talep tarafında baskı yaratırken, jeopolitik risklerin azalması fiyatları aşağı çeken bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. OPEC'in son raporunda, 2024 yılı küresel petrol talebi artış tahminini günlük 2,2 milyon varilden 2 milyon varile indirmesi de dikkat çekti. Analistler, kısa vadede ateşkesin sürmesi halinde petrol fiyatlarının 85-90 dolar bandında dengelenebileceğini, ancak Orta Doğu'daki kırılgan dengenin aniden bozulması halinde fiyatların yukarı yönlü risk taşıdığını vurguluyor.
ABD-İran görüşmeleri ve bölgesel yansımaları
ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman'ın arabuluculuğunda bir süredir devam ediyor. Ateşkesin uzatılması, iki ülke arasında daha kapsamlı bir anlaşmanın ön koşulu olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin henüz başlamadığı belirtiliyor. Bölge ülkeleri, olası bir askeri çatışmanın önlenmesi açısından ateşkesin uzamasını memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol üreticileri de arz güvenliği konusunda rahatlama yaşıyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, küresel enerji arz zinciri için kritik önemini korurken, ateşkesin kalıcı hale gelmesi için taraflar arasında daha somut adımlar atılması gerekiyor.
Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Akaryakıt fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle enflasyonla mücadele eden Türkiye, ateşkesin devam etmesi halinde dış ticaret açığında bir miktar iyileşme bekleyebilir. Ancak kur riski ve küresel talebin zayıflaması gibi faktörler, bu olumlu etkiyi sınırlayabilir.
Küresel piyasalar, önümüzdeki günlerde ABD'den gelecek enflasyon verilerine ve OPEC ülkelerinin üretim kararlarına odaklanacak. Jeopolitik risklerin kısa vadede geri planda kalması, yatırımcıların temel makroekonomik göstergelere dönmesine olanak tanıyacak. Petrol fiyatlarının 90 doların altına kalıcı olarak inmesi, küresel enflasyonist baskıların hafiflemesine de katkı sağlayabilir. Ancak Orta Doğu'daki ateşkesin ne kadar süreceği ve nihai bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceği, enerji piyasalarının yönünü belirleyecek temel unsur olmaya devam ediyor.