Petrol fiyatları, küresel piyasalarda arz endişelerinin hafiflemesi ve talep görünümündeki zayıflığın etkisiyle haftalık bazda sert düşüşe hazırlanıyor. Brent petrolün varil fiyatı 80 doların altına gerilerken, ham petrol vadeli işlemleri hafta boyunca yüzde 5'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, arz fazlası beklentilerinin ve ekonomik yavaşlamaya ilişkin endişelerin fiyatları aşağı çektiğini belirtiyor.
Talep endişeleri ve arz artışı baskı yaratıyor
ABD'de beklenenden zayıf gelen imalat verileri ve Çin'deki ekonomik yavaşlama, dünyanın en büyük petrol tüketicilerinde talebin azalabileceği korkularını artırdı. OPEC+'ın planlanan üretim artışını sürdürmesi ve ABD'de kaya petrolü üretiminin rekor seviyelere ulaşması, piyasada arz fazlası olacağı beklentisini güçlendirdi. Libya'daki siyasi anlaşmazlığın çözülmesiyle üretimin yeniden başlaması da arz tarafındaki baskıyı artırdı.
Jeopolitik riskler fiyatları desteklemiyor
Ortadoğu'da devam eden jeopolitik gerilimlere rağmen, Rusya-Ukrayna savaşının küresel enerji arzına etkisinin sınırlı kalması, fiyatların yukarı yönlü hareketini kısıtlıyor. İsrail-Hamas çatışmasının yayılma riski bulunsa da, şu ana kadar büyük petrol üreticilerinin üretimini etkilememesi fiyatlara destek sağlamıyor. Uzmanlar, yaptırımlar ve gönüllü kesintilerle sıkışan Rus petrol arzının, piyasada hala dengelenmemiş bir faktör olduğuna dikkat çekiyor.
Teknik görünüm ve beklentiler
Teknik analistlere göre, Brent petrolde 78 dolar seviyesi kritik bir destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kırılması halinde düşüşün 75 dolara kadar devam etmesi bekleniyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 85 dolar direnci aşılması gereken önemli bir eşik olarak duruyor. Önümüzdeki hafta açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi verileri ve Fed faiz kararı, petrol talebine ilişkin sinyaller açısından yakından izlenecek.
Sonuç olarak, petrol piyasası arzın bol olduğu bir döneme girerken talep tarafındaki belirsizlikler fiyatlar üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Kısa vadede jeopolitik riskler fiyatları desteklese de, orta vadede aşağı yönlü riskler ağır basıyor. Yatırımcıların makroekonomik verileri ve merkez bankası politikalarını yakından takip etmesi gerekiyor.