İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden geçiş güzergahı konusunda anlaşmaya vardıklarını ve ABD'nin 17 Haziran'da Pakistan'ın aracılığıyla imzalanan İslamabad Mutabakatı'ndaki taahhütlerini yerine getirmesi halinde Boğaz'ın açılacağını açıkladı. Pezeşkiyan'ın bu çıkışı, bölgedeki gerilimi yeniden alevlendirebilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Pezeşkiyan'ın Açıklamaları ve Mutabakatın Detayları
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, başkent Tahran'da düzenlenen kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Umman ile Hürmüz Boğazı'ndan geçiş güzergahı konusunda mutabakat sağladıklarını belirtti. Pezeşkiyan, "Eğer ABD, Pakistan'ın aracılığıyla 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptındaki taahhütlerini yerine getirirse, Hürmüz Boğazı'nı açarız" ifadelerini kullandı. İslamabad Mutabakatı olarak anılan anlaşma, İran ile ABD arasında nükleer program ve ekonomik yaptırımlar konusunda varılan bir çerçeve anlaşması olarak biliniyor. Anlaşmanın içeriğinde İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlaması ve uluslararası denetimlere izin vermesi karşılığında, ABD'nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları kaldırması gibi maddeler yer alıyor. Yaptırımların kaldırılması, Hürmüz Boğazı'ndan geçen İran petrolünün serbestçe ihraç edilmesini sağlayacak.
Jeopolitik Bağlam ve Hürmüz Boğazı'nın Önemi
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, boğazın kapatılması veya kapatılma tehdidi, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabiliyor. İran, geçmişte de uluslararası anlaşmazlıklarda boğazı kapatmakla tehdit etmiş, ancak çoğu zaman bu tehdidini gerçekleştirmemişti. Son dönemde İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler, Umman ve Pakistan'ın arabuluculuğunda ilerliyor. Bu bağlamda, Pezeşkiyan'ın açıklamaları, yaptırımların kaldırılması konusunda somut bir ilerleme kaydedilememesi durumunda Tahran'ın elindeki kozları kullanabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, her ne kadar İran'ın boğazı tamamen kapatmasının zor olduğu görüşünde olsa da, böyle bir adımın bölgesel bir krizi tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Pezeşkiyan'ın cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından bu yana ilk kez bu kadar net bir tehdit dili kullanması, iç politikada muhalefetin baskısı ve ekonomik zorluklarla açıklanabilir. İran uranyum zenginleştirme programı, Batılı güçlerin kaygılarını artırmaya devam ederken, Tahran yönetimi müzakere masasındaki elini güçlendirmeye çalışıyor. Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı'nın kapatma tehdidi, İran'ın ekonomik yaptırımları hafifletmek için kullanabileceği en etkili kozlardan biri olarak görülüyor.
Öte yandan, ABD tarafından İslamabad Mutabakatı'na ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uluslararası toplum, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler, boğazın güvenliğinin korunması için taraflara itidalli olma çağrısında bulunuyor. Bölgedeki askeri hareketlilik ve uluslararası deniz kuvvetlerinin varlığı, olası bir krizin büyümesini engellemek adına önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişme, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda küresel enerji güvenliğini doğrudan etkileyecek bir potansiyele sahip. Dolayısıyla, önümüzdeki haftalarda tarafların atacağı adımlar, hem bölgesel hem de küresel düzeyde yakından takip edilecek.