Ordu'nun Perşembe Yaylası'nda planlanan maden arama faaliyetleriyle ilgili hazırlanan bilirkişi raporu, bölgenin bütüncül ekosistem yapısının korunması gerektiğini vurguladı. Raporda, maden aramasının gerektirdiği üstün bir kamu yararı bulunmadığı belirtilirken, gözler mahkemenin vereceği karara çevrildi.
Bilirkişi raporunun detayları
Ordu İdare Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporuna göre, Perşembe Yaylası sahip olduğu biyoçeşitlilik, su havzaları ve endemik türlerle bölgesel bir doğal miras niteliği taşıyor. Raporda, maden arama çalışmalarının bölgedeki su kaynaklarına, yaban hayatına ve tarımsal faaliyetlere geri dönüşü olmayan zararlar verebileceği uyarısı yapıldı. Ayrıca, yaylanın turizm potansiyeli ve yöre halkının geçim kaynakları da dikkate alındığında, arama faaliyetinin ekonomik faydasının ekolojik maliyeti karşılamadığı ifade edildi.
Hukuki süreç ve tarafların görüşleri
Maden arama ruhsatına karşı açılan davada, Ordu Barosu Çevre Komisyonu ve bölge sakinleri bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu belirtiyor. Davanın seyrine ilişkin açıklama yapan avukatlar, bilirkişi raporunun bilimsel temellere dayandığını ve mahkeme tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Diğer yandan, maden şirketi yetkilileri raporun teknik eksiklikler içerdiğini savunurken, yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyurdu.
Bölgenin ekosistem değeri
Perşembe Yaylası, Karadeniz Bölgesi'nin nadir yüksek rakımlı yaylalarından biri olarak kabul ediliyor. Bölgede yapılan bilimsel çalışmalar, yaylanın endemik bitki türlerine ve göçmen kuşların uğrak noktası olmasına dikkat çekiyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü verilerine göre, yayla sınırları içinde 200'den fazla bitki türü tespit edilmiş olup bunlardan 12'si yalnızca bu bölgeye özgü. Ayrıca, bölge halkı yaylanın su kaynaklarının komşu ilçelere içme suyu sağladığını belirterek maden aramasının bu kaynakları tehdit edeceğini ifade ediyor.
Mahkeme kararı bekleniyor
Ordu İdare Mahkemesi'nin bilirkişi raporunu değerlendirerek bir karar vermesi bekleniyor. Çevre örgütleri ve yerel halk, kararın doğal mirasın korunması yönünde olmasını umarken, konuyla ilgili olarak başka hukuki itirazların da sürece dâhil olabileceği belirtiliyor. Bilirkişi raporu, maden aramalarının yalnızca istihdam ve ekonomik getiri boyutuyla değil, ekolojik sürdürülebilirlik ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.