Ordu’nun Aybastı ilçesine bağlı Perşembe Yaylası’nda, maden arama ve sondaj çalışmalarına karşı yöre halkı ve çevre dernekleri bir araya gelerek ortak mücadele çağrısında bulundu. Toplantıda, bölgedeki çalışmaların doğaya, hayvancılığa ve yaşam alanlarına olası etkileri masaya yatırıldı. Katılımcılar, "Herkes toprağına sahip çıksın" sloganıyla dayanışma çağrısı yaparken, mücadelenin yasal ve demokratik zeminde süreceği vurgulandı.
Bölge halkı için hayati bir konu
Perşembe Yaylası, zengin flora ve faunası, yayla kültürü ve hayvancılık faaliyetleriyle bilinen önemli bir kırsal bölge. Maden arama çalışmalarının hız kazanmasıyla birlikte, yöre halkı ekonomik ve ekolojik kaygılar yaşamaya başladı. Toplantıda söz alan köylüler, maden çalışmalarının su kaynaklarını kirletebileceğini, meraların tahrip olabileceğini ve bölgenin turizm potansiyeline zarar verebileceğini ifade etti. Ayrıca, sondaj çalışmalarının heyelan riskini artırabileceği konusunda uzman görüşlerine dikkat çekildi.
Çevre derneklerinden güçlü destek
Toplantıya katılan çevre dernekleri, yalnızca Perşembe Yaylası’nın değil, tüm Karadeniz Bölgesi’nin ekosisteminin korunması gerektiğini belirtti. Dernek temsilcileri, maden faaliyetlerinin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporları bağımsız bilim insanları tarafından incelenmeden durdurulması gerektiğini savundu. Ayrıca, yöre halkının bilgilendirilmesi ve karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini; bu tür projelerin şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini dile getirdi.
Toplantıda, hukuki mücadele için bir komisyon oluşturulması, başvuruların takip edilmesi ve kamuoyu oluşturmak amacıyla imza kampanyası başlatılması kararlaştırıldı. Ayrıca, ilgili bakanlıklar ve Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne resmi yazılarla görüşlerin iletilmesi planlandı. Yöre halkı, bu tür projelerin bölgenin sosyo-ekonomik yapısını olumsuz etkileyeceğini, genç nüfusun göç etmesine neden olacağını ve geleneksel yaşamın sonunu getirebileceğini ifade etti.
Bölgenin doğal ve kültürel değerleri
Perşembe Yaylası, her yıl düzenlenen geleneksel yayla şenlikleri, yöresel mimarisi ve benzersiz manzaralarıyla dikkat çekiyor. Bu değerlerin korunması, yalnızca yöre halkı için değil, Türkiye’nin doğa mirası açısından da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bölgede ekolojik tarım ve yayla turizmine dayalı sürdürülebilir kalkınma modellerinin öne çıkarılması gerektiğini savunuyor. Madencilik faaliyetlerinin ise kısa vadeli ekonomik kazançlar sağlasa da uzun vadede telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabileceğini vurguluyorlar.
Yöre halkı ve çevre örgütleri, bu konuda ulusal ve uluslararası platformlarda seslerini duyurmaya hazır olduklarını belirtiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden başlatılan #PerşembeYaylasıKorusun etiketiyle farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Toplantının sonunda, ortak bildiri yayınlanarak, tüm vatandaşları topraklarına sahip çıkmaya ve bu süreçte aktif rol almaya çağırdılar.
Türkiye’nin dört bir yanında çevre mücadeleleri giderek güçlenirken, Perşembe Yaylası’ndaki bu direniş, doğanın korunması adına önemli bir örnek teşkil ediyor. Yerel halkın kararlılığı, çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, yetkililerin de bu taleplere kulak vermesi bekleniyor. Gözler, ilgili kurumların vereceği tepkide ve ÇED sürecinde yapılacak değerlendirmelerde.