İstanbul'un Pendik ilçesinde, bir inşaat alanında meydana gelen toprak kayması sonucu 9 katlı bir bina tedbir amaçlı tahliye edildi. Olay, binanın hemen önündeki hafriyat çalışmaları sırasında yaşandı. Toprak kayması, sitenin bahçesinin bitişiğindeki bölümü de etkiledi. Apartman sakinleri, güvenlik gerekçesiyle binadan çıkarıldı. İlk belirlemelere göre can kaybı veya yaralanma yok.
Olay Nasıl Gerçekleşti?
Edinilen bilgilere göre, Pendik'te bir inşaat sahasında yapılan kazı çalışmaları sırasında toprak kayması meydana geldi. Kayma, inşaat alanının bitişiğinde bulunan 9 katlı apartmanın temelini ve bahçe duvarını kısmen etkiledi. Bina sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, binada yapısal hasar olup olmadığını tespit etmek için inceleme başlattı. Güvenlik önlemi olarak bina tahliye edildi ve çevredeki yollar trafiğe kapatıldı.
Pendik Belediyesi yetkilileri, toprak kaymasının ardından bölgede geniş çaplı bir inceleme yürütüldüğünü belirtti. İnşaat alanındaki çalışmalar geçici olarak durduruldu. Bina sakinleri, yakınlardaki bir okulda veya akrabalarının yanında geçici olarak barınma imkânı sağlandı. Yetkililer, binanın durumunun netleşmesi için mühendislik raporunun beklenmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanlar Uyarıyor: Zemin Etüdü Hayati Önem Taşıyor
İstanbul'da son yıllarda artan yapılaşma ve kentsel dönüşüm çalışmaları, zemin güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Jeoloji mühendisleri, özellikle eğimli arazilerde ve eski dolgu alanlarında yapılan kazıların dikkatle planlanması gerektiğini vurguluyor. Pendik'teki olayda da inşaat alanındaki kazının derinliği ve zemin yapısının toprak kaymasını tetiklemiş olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, komşu parsellerdeki yapıların güvenliği için istinat duvarı ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre, kent genelinde riskli yapı stoku ve zemin sorunları hala önemli bir sorun olarak duruyor. Özellikle Anadolu yakasında yer alan Pendik, Kartal ve Maltepe gibi ilçelerde heyelan riski taşıyan bölgeler bulunuyor. Bu tür olaylar, yapı denetiminin ve inşaat ruhsatlandırma süreçlerinin sıkılaştırılması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Bölge Sakinleri Endişeli
Olayın ardından bina sakinleri, benzer bir durumun tekrarlanmasından korktuklarını dile getirdi. Bir süre önce de çevredeki inşaat çalışmaları nedeniyle küçük çapta toprak kaymaları yaşandığını öne süren mahalle sakinleri, yetkililerden kalıcı çözüm talep ediyor. Pendik Belediyesi, bölgede yeni yapılaşma izinlerinin gözden geçirileceğini ve zemin etüt raporlarının titizlikle inceleneceğini açıkladı.
Öte yandan, tahliye edilen binanın sakinleri için Pendik Kaymakamlığı koordinasyonunda bir kriz masası oluşturuldu. Barınma ihtiyacı olan vatandaşların öncelikli olarak devlet misafirhanelerine veya yakınlarına yerleştirileceği bildirildi. Binanın hasar tespit çalışmalarının birkaç gün sürebileceği, sonuçlara göre sakinlerin geri dönüşünün mümkün olup olmayacağının belirleneceği kaydedildi.
İnşaat Sektöründe Denetim Tartışması
Bu olay, Türkiye'de inşaat sektöründeki denetim eksikliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Son yıllarda artan maliyetler ve hızlı yapılaşma baskısı, bazı projelerde zemin etütlerinin yeterince yapılmamasına yol açabiliyor. İnşaat mühendisleri odası temsilcileri, özellikle kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapılan binalarda komşu parsellerin güvenliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Pendik'teki olayın, benzer riskler taşıyan diğer inşaat alanları için bir uyarı niteliği taşıdığı belirtiliyor.
İstanbul'da 2019 yılında yürürlüğe giren yeni imar yönetmeliği, kazı çalışmalarında komşu yapıların güvenliği için daha sıkı kurallar getirmişti. Ancak uygulamada denetimlerin yeterli olmadığı eleştirileri sık sık dile getiriliyor. Pendik'teki toprak kayması, bu denetimlerin etkinliğini bir kez daha sorgulatıyor.
Sonuç olarak, Pendik'te yaşanan toprak kayması, can kaybı olmaması açısından sevindirici olsa da, kentsel dönüşüm ve inşaat güvenliği konusunda önemli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Yetkililerin olayı titizlikle incelemesi ve benzer risklerin önlenmesi için gerekli adımları atması, hem bölge sakinlerinin hem de kamuoyunun beklentisi. İstanbul gibi deprem riski yüksek bir metropolde, zemin güvenliği ve yapı denetimi hayati önem taşımaya devam ediyor.