Türkiye'nin önde gelen elektronik para kuruluşlarından PayCO hakkında hazırlanan iddianame, milyarlarca liralık zimmet, sahtecilik ve usulsüzlük iddialarını ortaya koyuyor. İddianamede, şirketin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra bazı siyasi figürlerle bağlantıları da sorgulanıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Türkiye'nin finansal teknoloji sektöründe bugüne kadar görülmemiş bir skandala işaret ediyor.
İddianamenin detayları
İddianameye göre, PayCO yöneticileri şirket hesaplarını kullanarak yaklaşık 2,3 milyar lira tutarında zimmet gerçekleştirdi. Şirketin kurucusu ve CEO'su Ali Yılmaz'ın liderliğindeki ekip, sahte belgelerle kredi başvuruları yaparak bankalardan yüz milyonlarca lira kredi çekti. İddianamede, bu paraların bir kısmının siyasi partilere bağışlandığı, bir kısmının ise yurt dışındaki hesaplara aktarıldığı belirtiliyor. Savcılık, olayın bir 'örgütlü suç' çerçevesinde değerlendirilmesini talep ediyor.
Siyasi bağlantılar
PayCO'nun iddianamesi, şirketin bazı milletvekilleri ve bürokratlarla olan ilişkilerini de gündeme getirdi. İddianamede, şirketin Ankara'da bir 'lobi ağı' kurduğu ve bu ağ sayesinde mevzuat değişikliklerini etkilediği iddia ediliyor. Özellikle, elektronik para yasasında yapılan son değişikliklerin PayCO lehine olduğu ve bu değişikliklerin şirketin siyasi bağlantıları sayesinde gerçekleştiği öne sürülüyor. Olay, Türkiye'de finans sektörü ile siyaset arasındaki etkileşimin boyutlarını yeniden tartışmaya açtı.
Savcılık, PayCO'nun eski yöneticilerinden bazılarının yurt dışına kaçtığını, bu nedenle yakalama kararı çıkarıldığını açıkladı. Şirketin mevcut yöneticilerinden 7'si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Davanın önümüzdeki günlerde Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanması bekleniyor.
Sektöre ve ekonomiye yansımaları
PayCO iddianamesi, Türkiye'deki elektronik para sektörünü derinden sarstı. Sektör temsilcileri, olayın güven kaybına yol açacağı endişesini dile getiriyor. Merkez Bankası yetkilileri, benzer şirketlere yönelik denetimlerin artırılacağını duyurdu. PayCO'nun lisansının iptali ve şirkete kayyum atanması gündemde. Ekonomi çevreleri, bu skandalın yabancı yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Olay, özellikle fintek şirketlerinin denetlenmesindeki zafiyetleri de ortaya çıkardı. Uzmanlar, elektronik para kuruluşlarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini, aksi halde benzer skandalların yaşanabileceğini belirtiyor. PayCO skandalı, Türkiye'nin dijital finans dönüşümünde önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.