Yemen'deki İran destekli Husi milislerinin Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine düzenlediği saldırılar sonrasında Pakistan, müttefiki Suudi Arabistan'ı korumak amacıyla iki yönlü bir diplomasi yürütüyor. İslamabad yönetimi, hem Tahran'a Husileri dizginlemesi çağrısında bulunuyor hem de Suudi Arabistan'a askeri destek sinyali veriyor. Bu gelişmeler, 2015 yılında kurulan ve Pakistan'ın da üyesi olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki Mekke Anlaşması'nı akıllara getirdi.
Husilerin Saldırıları ve Bölgesel Gerilim
Husi milisleri, son haftalarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerindeki petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze saldırılarını artırdı. Suudi yetkililere göre, saldırılar ülkenin petrol üretim kapasitesini kısmen sekteye uğrattı. Riyad yönetimi, saldırıların arkasında İran'ın olduğunu savunurken, Tahran doğrudan bir bağlantıyı reddediyor. Ancak Husi sözcüleri, saldırıların İran'dan sağlanan teknolojiyle gerçekleştirildiğini gizlemiyor.
Bu saldırılar, Yemen iç savaşının bölgesel bir vekalet savaşına dönüşme riskini artırdı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Husilere karşı operasyon düzenliyor. Pakistan ise bu koalisyona asker göndermemiş olsa da Suudi Arabistan ile yakın savunma ve ekonomik ilişkilere sahip.
Pakistan'ın İki Yönlü Diplomasisi
Pakistan Başbakanı'nın özel temsilcisi geçtiğimiz günlerde Tahran'a giderek İranlı yetkililerle görüştü. Görüşmede, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının durdurulması için İran'ın nüfuzunu kullanması istendi. İslamabad, aksi halde bölgesel istikrarın daha da bozulacağı uyarısında bulundu.
Öte yandan Pakistan Genelkurmay Başkanı, Suudi Arabistan'a yapacağı ziyaret öncesinde açıklamalarda bulunarak, "Suudi Arabistan'ın güvenliği Pakistan'ın güvenliğidir" dedi. Bu sözler, Pakistan'ın olası bir askeri müdahalede Suudi Arabistan'ın yanında yer alabileceği şeklinde yorumlandı.
Diplomatik kaynaklara göre Pakistan, Suudi Arabistan'a askeri danışman ve istihbarat desteği sağlayabilir. Ancak doğrudan asker gönderme konusunda Pakistan ordusu içinde farklı görüşler bulunuyor. Ülkenin iç ekonomik sorunları ve Afganistan sınırındaki güvenlik endişeleri, askeri angajmanı sınırlayabilir.
Mekke Anlaşması Nedir?
Mekke Anlaşması, 2015 yılında Suudi Arabistan'ın öncülüğünde kurulan ve 34 İslam ülkesinin katıldığı bir terörle mücadele ittifakıdır. Pakistan da bu ittifakın kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Anlaşma, üye ülkelerin terörle mücadelede işbirliği yapmasını ve gerektiğinde ortak askeri operasyon düzenlemesini öngörüyor.
Ancak ittifak, kuruluşundan bu yana etkin bir operasyon gerçekleştirmedi. Pakistan, ittifak kapsamında Suudi Arabistan'a asker göndermeyi şimdiye kadar kabul etmedi. Bununla birlikte, Suudi Arabistan'a yönelik artan saldırılar, İslamabad'ın tutumunu değiştirebilir.
Uzmanlar, Pakistan'ın Mekke Anlaşması'nı devreye sokması halinde bunun sembolik bir adım olmaktan öteye geçmeyeceğini, çünkü ittifakın operasyonel kabiliyetinin sınırlı olduğunu belirtiyor.
İran'ın Tutumu ve Bölgesel Dengeler
İran, Husileri desteklediğini açıkça kabul etmese de Tahran'ın milis gruba silah ve finansman sağladığı biliniyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Pakistan'ın uyarılarına ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Ancak İran, Suudi Arabistan ile yürüttüğü doğrudan müzakerelerde Husilerin meşru bir aktör olduğunu savunuyor.
Pakistan'ın girişimi, İran ile Suudi Arabistan arasında arabuluculuk çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Çin'in de devreye girdiği bu süreçte, taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanması hedefleniyor.
Ancak Husi saldırılarının devam etmesi, diplomatik çabaları zora sokuyor. Suudi Arabistan, saldırılara karşılık olarak Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu durum, sivil kayıpları artırarak insani krizi derinleştiriyor.
Sonuç ve Beklentiler
Pakistan'ın iki yönlü diplomasisi, bölgesel istikrar açısından kritik bir eşikte. İslamabad, bir yandan Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığını korumak, diğer yandan İran ile ilişkilerini bozmamak arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Mekke Anlaşması'nın devreye girip girmeyeceği ise önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmelere bağlı. Eğer Husiler saldırılarını sürdürürse, Pakistan'ın askeri seçenekleri masaya yatırması kaçınılmaz görünüyor. Ancak bu adım, İran ile doğrudan bir çatışma riskini de beraberinde getirebilir. Bölgesel aktörlerin sağduyulu hareket etmesi, savaşın yayılmasını önlemenin tek yolu olarak öne çıkıyor.