Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti, daha ilk gününden tartışmaları beraberinde getirdi. Özel, geçmişte CHP’de birlikte yol yürüdüğü ve rüşvet ile usulsüzlük iddialarıyla anılan dört ismi Parti Meclisi (PM) dışında bıraktı. Veli Ağbaba, Burhanettin Bulut, Özgür Karabat ve Turan Taşkın Özer’in PM listesinde yer almaması, parti içinde ve kamuoyunda "vitrin oyunu" olarak yorumlandı. Özel’in "değişim" vurgusuyla çıktığı yolda, eski müttefiklerini tasfiye etmesi dikkat çekti.
Değişim söylemi ve tasfiye süreci
Özgür Özel, Yeni Parti’yi kurarken en çok "siyasette temiz bir sayfa" vaadiyle öne çıkmıştı. Ancak partinin ilk yönetim kadrosuna bakıldığında, 5 dönemdir koltukta oturan isimlerin ağırlıkta olduğu görülüyor. Özel’in CHP’deyken yakın çalıştığı Veli Ağbaba, daha önce bir rüşvet soruşturmasında adı geçen isimler arasındaydı. Burhanettin Bulut ise belediye ihale usulsüzlükleriyle gündeme gelmişti. Özgür Karabat ve Turan Taşkın Özer de benzer iddialarla anılan diğer iki isim. Özel, bu isimleri PM dışında bırakarak "değişim" söylemini somutlaştırmış olsa da, eleştirmenler bunun bir "vitrin düzenlemesi" olduğunu ve partinin iç yapısında aynı alışkanlıkların devam ettiğini savunuyor.
CHP geçmişi ve yeni parti
Özgür Özel, CHP’de uzun yıllar boyunca grup başkanvekilliği ve genel sekreterlik gibi kritik görevler üstlenmişti. Ancak partideki muhalif kanadın lideri olarak bilinen Özel, son yerel seçimler sonrası CHP yönetimiyle ters düşerek yeni bir parti kurma kararı almıştı. Yeni Parti’nin kuruluş sürecinde Özel, "eskimiş siyaset anlayışını geride bırakacağını" sık sık dile getirmişti. Ancak PM listesine almadığı dört ismin geçmişte CHP’de "yolsuzluk" ve "rüşvet" iddialarıyla gündeme gelmesi, Özel’in "temiz siyaset" söylemini sorgulatıyor. Öte yandan, Özel’in bu hamlesi, partinin tabanında bir kesim tarafından olumlu karşılanırken, bazı eski CHP’liler bunu "koltuk kavgası" olarak nitelendiriyor.
Parti Meclisi’nde yer alan diğer isimler arasında ise daha önce herhangi bir yolsuzluk iddiası bulunmayan, akademisyen ve sivil toplum kökenli kişiler var. Özel’in bu kadro tercihi, "değişim" söyleminin bir parçası olarak görülse de, parti içi muhalefetin büyümesine yol açtı. Özellikle Veli Ağbaba’ya yakın kaynaklar, bu durumun Özel’in liderliğini sorgulattığını ifade ediyor.
Yeni Parti’nin önümüzdeki günlerde düzenleyeceği ilk büyük kongrede, bu dört ismin listeye alınmaması nedeniyle parti içi gerilimin tırmanması bekleniyor. Uzmanlar, Özel’in bu hamlesiyle hem parti içi disiplini sağlamak hem de kamuoyunda güven tazelemek istediğini belirtiyor. Ancak eski müttefiklerin dışlanması, partinin birlik görüntüsüne gölge düşürebilir.
Yeni Parti’nin geleceği
Özgür Özel ve Yeni Parti, kuruluş aşamasında "değişim ve şeffaflık" vaatleriyle yola çıktı. Ancak PM’deki bu tasfiye, partinin iç demokrasi ve hesap verebilirlik konusunda ne kadar ileri gideceği sorusunu akıllara getiriyor. Siyaset bilimciler, Özel’in kısa vadede parti içi muhalefeti bastırmış olsa da, uzun vadede bu tür hamlelerin parti tabanında güven erozyonuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni Parti’nin önümüzdeki seçimlerde oy oranını artırabilmesi için sadece "vitrin" düzenlemeleri değil, köklü yapısal reformlar yapması gerektiği ifade ediliyor.