Manisa'nın Soma ilçesindeki bir madende meydana gelen göçük, iki işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Olayın ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımlayarak, "Yine yüreğimizi yaktı" ifadesini kullandı. Özel, göçük altında kalan üç işçiden gelecek iyi haberi beklediklerini belirtti.
Özgür Özel: 'Soma'da Yine Acı Bir Haberle Sarsıldık'
Özgür Özel, mesajında Soma'nın madenci kenti olduğunu hatırlatarak, "Soma'da yine bir maden kazası, yine acı bir haberle sarsıldık. İki işçimizin hayatını kaybettiğini öğrendik. Yüreğimiz yandı." dedi. Özel, göçük altında bulunan üç işçi için ise umutlu bekleyişin sürdüğünü ifade ederek, "Göçük altındaki üç kardeşimizden gelecek iyi bir haber için dua ediyoruz. Tüm Türkiye olarak o işçilerimizin sağ salim kurtulmasını bekliyoruz." diye konuştu.
CHP lideri, maden kazalarının önlenmesi için gerekli denetimlerin yapılması çağrısında bulundu. Soma'da daha önce de benzer acıların yaşandığını hatırlatan Özel, "Bu topraklarda yaşanan her işçi ölümü, hepimizin sorumluluğudur. İhmalin, sorumsuzluğun ve denetimsizliğin bedelini işçilerimiz ödüyor. Bu döngüyü artık kırmalıyız." ifadelerini kullandı.
Sorumlular Hesap Vermeli: 'Sürecin Takipçisi Olacağız'
Özgür Özel, olayda ihmali ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak, "Maden kazalarında hayatını kaybeden her işçi için adalet istiyoruz. Soruşturma sürecinin takipçisi olacağız. Kimsenin bu olayı örtbas etmesine izin vermeyeceğiz." dedi. Özel, CHP olarak maden işçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Soma'da 13 Mayıs 2014'te meydana gelen ve 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciası, Türkiye'nin en büyük iş kazalarından biri olarak hafızalarda yer alıyor. O dönemde yaşanan acıların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Özel, hükümeti denetim konusunda göreve davet etti. "Soma'da 2014'te 'artık yeter' demiştik. Ancak aradan geçen yıllara rağmen aynı acıları yaşıyoruz. Bu, denetim mekanizmalarının çalışmadığının en açık göstergesidir." şeklinde konuştu.
Özel, maden ocaklarında iş güvenliği önlemlerinin artırılması, denetimlerin sıklaştırılması ve işçilerin yaşam hakkının korunması için yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. "İşçi kardeşlerimizin alın teriyle ekmek kazandığı bu topraklarda, onların canını korumak devletin en temel görevidir." dedi.
Maden İşçileri İçin Adalet Çağrısı
CHP Genel Başkanı, mesajının devamında maden işçilerinin çalışma koşullarına dikkat çekti. Özel, "Maden işçileri, yerin metrelerce altında, zorlu şartlarda çalışarak ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Onların güvenliği için her türlü tedbirin alınması şarttır. Bu konuda partimizin üzerine düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı.
Özel, ayrıca Soma'daki olayla ilgili olarak bölgeye bir heyet göndereceklerini ve gelişmeleri yakından takip edeceklerini açıkladı. CHP'nin maden kazalarına ilişkin daha önce hazırladığı raporlara atıfta bulunan Özel, "Bu raporları defalarca kamuoyuyla paylaştık. Uyarılarımız dikkate alınsaydı belki de bugün bu acıları yaşamayacaktık." dedi.
Soma'daki maden ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden işçilerin isimleri henüz resmi olarak açıklanmadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ve göçük altında kalan üç işçiyi kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü bildirildi. Bölgeye çok sayıda kurtarma ekibi ve sağlık personeli sevk edildi.
Maden kazaları, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği iş güvenliği sorununun en acı yüzünü oluşturuyor. Soma'da 2014'te yaşanan facianın ardından çıkarılan yasalara rağmen, denetim eksiklikleri ve işverenlerin maliyet kaygısıyla güvenlik önlemlerini ihmal etmesi, benzer kazaların önüne geçilmesini engelliyor. Özgür Özel'in açıklamaları, maden işçilerinin hakları ve iş güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Kamuoyu, göçük altındaki işçilerden gelecek haberleri endişeyle beklerken, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından art arda başsağlığı mesajları geliyor. Soma'nın acı hafızası, bir kez daha Türkiye'nin işçi güvenliği konusundaki eksikliklerini gözler önüne seriyor.