CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, kulislerde konuşulan 20 ve 24 Temmuz tarihlerine ilişkin yeni parti iddialarını değerlendirdi. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'la ilgili ayrılık söylentilerini ise kararlı bir şekilde reddetti. "İmamoğlu'nu bırakmam, Yavaş olmadan yol yürümem" ifadeleriyle partisindeki birlik mesajını pekiştirdi.
20-24 Temmuz iddialarına yanıt
Parti içinde yeni bir siyasi oluşum için 20 ve 24 Temmuz'un işaret edildiği yönündeki haberler üzerine konuşan Özel, "Bu tür söylentilerin gerçeklik payı yok. CHP, cumhuriyet tarihinin en köklü siyasi hareketidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gücünü kurultaylarından ve üyelerinin iradesinden alır. Belirtilen tarihlerle ilgili bir planımız bulunmamaktadır" dedi. Özel, partisinin tüm bileşenleriyle birlikte yoluna devam edeceğini vurguladı.
İmamoğlu ve Yavaş'a net destek
Özel, İmamoğlu ve Yavaş arasında bir rekabet olduğu iddialarını da gündeme getirerek, "Ekrem Başkan ve Mansur Başkan, CHP'nin iki önemli değeridir. Onların başarıları partimizin başarısıdır. Ayrılık çıkarmaya yönelik her türlü girişim, muhalefeti zayıflatma amacı taşır. Ben bu oyuna gelmem. İmamoğlu'nu bırakmam, Yavaş olmadan yol yürümem" sözleriyle iki isme tam destek verdi.
CHP'de birlik mesajı
Partisinin kurultay sürecine de değinen Özel, "CHP, tüm farklılıklarıyla bir bütündür. Hiçbir grup diğerinden üstün değildir. Önemli olan ülkemize ve milletimize hizmet etmektir. Bu doğrultuda tüm kademelerdeki arkadaşlarımızla uyum içinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Özel, yerel seçimlerin ardından parti içinde yaşanan tartışmaların geride kaldığını ve önümüzdeki dönemde tüm enerjinin iktidar mücadelesine odaklanacağını söyledi.
Özgür Özel'in bu açıklamaları, CHP'deki ayrılık iddialarına son noktayı koyarken, partililer arasında da memnuniyetle karşılandı. Özellikle İmamoğlu ve Yavaş'ın kendi aralarındaki uyumun seçim başarısına katkı sağladığına dikkat çeken siyasi analistler, Özel'in bu net tavrının önümüzdeki dönemde parti içi demokrasi açısından da olumlu bir sinyal olduğunu belirtiyor.