YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye kayyım atanmasına Silivri'den tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası öncesinde Silivri'de bulunan Özel, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu iktidarın tükenmişliğinin, çaresizliğinin ve acziyetinin göstergesidir" ifadelerini kullandı. Özel, Halk TV ile dayanışma mesajı vererek, "Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz" dedi.
Silivri'deki duruşma öncesi açıklama
Özgür Özel, İBB davası kapsamında Silivri'de bulunuyor. Duruşma öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Halk TV'ye kayyım atanmasını sert sözlerle eleştirdi. Kayyım atamasını demokrasiye müdahale olarak nitelendiren Özel, "Bu tür girişimler, iktidarın basına ve muhalefete tahammülsüzlüğünün bir göstergesidir. Halk TV, halkın sesidir; ona kayyım atamak, halkın iradesine ipotek koymaktır" dedi.
Özel'in açıklamaları, Halk TV'ye yapılan kayyım atamasının ardından geldi. Kayyım ataması, muhalefet partileri ve basın örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Özel, bu atamanın hukuki ve demokratik olmadığını vurgulayarak, "Hukuk devletinde basın özgürlüğüne darbe vurulamaz. Bu iktidar, artık son çırpınışlarını yaşıyor" şeklinde konuştu.
Halk TV ile dayanışma vurgusu
Özgür Özel, Halk TV ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, "Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz. Halk TV'nin yanındayız. Bu baskılara boyun eğmeyeceğiz" dedi. Özel, kayyım atamasının sadece Halk TV'ye değil, tüm bağımsız medyaya yönelik bir tehdit olduğunu söyledi. "Bugün Halk TV'ye, yarın başka bir yayın kuruluşuna... Bu zihniyet, özgür basını sindirmeye çalışıyor. Ama unutulmasın ki, basın özgürlüğü demokrasinin temelidir" ifadelerini kullandı.
Özel, İBB davasının da siyasi bir hesaplaşma olduğunu savunarak, "Bu dava, İstanbul halkının iradesine karşı yapılan bir darbe girişimidir. Ekrem İmamoğlu, İstanbul halkının seçtiği bir başkandır. Ona yönelik bu girişimler, halkın iradesini yok saymaktır" dedi. Özel, davanın seyrine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "Hukuk, siyasetin gölgesinde kalmamalı. Adaletin tecellisi için mücadele edeceğiz" diye konuştu.
Kayyım atamasının arka planı
Halk TV'ye kayyım atanması, son dönemde muhalefet ve basın kuruluşlarına yönelik artan baskıların bir parçası olarak görülüyor. Kayyım ataması, kanalın yönetimine el konulması anlamına geliyor ve yayın politikasını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Muhalefet partileri, bu tür girişimlerin demokrasiye zarar verdiğini savunuyor. Özgür Özel'in açıklamaları, bu tepkilerin en son halkasını oluşturdu.
Özel, konuşmasında iktidarın "çaresizlik" içinde olduğunu vurgulayarak, "Bu iktidar, seçim kaybetmenin ve halk desteğini yitirmenin paniği içinde. Basına, yargıya ve muhalefete saldırarak ayakta kalmaya çalışıyor. Ama milletimiz her şeyi görüyor" dedi. Özel, YENİ Parti olarak demokrasi ve özgürlükler için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
İBB davası ve siyasi atmosfer
İBB davası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı bir dava olarak biliniyor. Dava, muhalefet tarafından siyasi bir girişim olarak nitelendiriliyor. Özgür Özel'in Silivri'deki duruşma öncesi yaptığı açıklamalar, hem İBB davasına hem de Halk TV'ye kayyım atamasına ilişkin muhalefetin ortak tepkisini yansıtıyor.
Özel, duruşma salonuna girmeden önce yaptığı konuşmada, "Bugün burada olmamız, adaletin tecellisi için umudumuzu koruduğumuzu gösteriyor. İmamoğlu'na yapılan bu haksızlık, sadece onun değil, tüm İstanbul halkının meselesidir. Bizler, sonuna kadar bu mücadelenin içinde olacağız" dedi. Özel, partisinin İBB davasını yakından takip edeceğini ve hukuki sürece destek vereceğini belirtti.
Bağımsız değerlendirme
Türkiye'de son yıllarda basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularında artan endişeler, muhalefetin sık sık gündeme getirdiği konular arasında. Halk TV'ye kayyım ataması, bu endişeleri bir kez daha alevlendirdi. Özgür Özel'in açıklamaları, muhalefetin bu tür girişimlere karşı birleşik bir duruş sergileme çabası olarak yorumlanabilir. Ancak, kayyım atamalarının hukuki dayanağı ve sonuçları, önümüzdeki günlerde daha netlik kazanacak. Demokrasi ve basın özgürlüğü açısından kritik bir dönemden geçildiği açık.