CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında hazırlanan ve "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasını içeren fezlekenin ayrıntıları gün yüzüne çıktı. Dosyada, Özel'in partililerle kurduğu para trafiğine ilişkin tanık ifadeleri, HTS (Haberleşme Takip Sistemi) kayıtları ve fiziki takip tutanakları dikkat çekiyor. İddialara göre, Özgür Özel'in yakın çalışma arkadaşı Özkan Yalım'ın VIP araç kullanımı ve mavi valizle para taşıdığına dair beyanlar da fezlekede yer alıyor.
Para trafiği ve mavi valiz itirafları
Fezlekede, Özgür Özel'in partililerden ve iş insanlarından rüşvet aldığı iddiasıyla ilgili olarak toplamda 1 milyon euro, 200 bin dolar, 950 bin euro ve 50 milyon liralık bir para hareketliliği olduğu belirtiliyor. Tanıklardan bazıları, bu paraların Özkan Yalım tarafından mavi bir valiz içinde taşındığını ve zaman zaman VIP araçlarla transfer edildiğini ifade etti. Aynı tanıklar, para alışverişlerinin belirli telefon numaraları üzerinden ayarlandığını ve bu görüşmelerin HTS kayıtlarına yansıdığını söyledi. İddialara göre, bu paraların bir kısmı partinin seçim kampanyalarında kullanılmak üzere harcanırken, bir kısmının da şahsi hesaplara aktarıldığı öne sürülüyor.
Fezlekedeki deliller: HTS kayıtları ve fiziki takip
Fezlekenin temel dayanağını, Özgür Özel ve ekibinin yaptığı telefon görüşmeleri ve buluşmaların HTS kayıtları oluşturuyor. Bu kayıtlar, para transferleri öncesinde Özel ile Yalım arasında yoğun bir iletişim trafiği olduğunu gösteriyor. Ayrıca, fiziki takip tutanaklarında, Özel'in İstanbul ve Ankara'daki bazı adreslerde yapılan buluşmalar sırasında mavi valizle dolaşan Yalım'ın görüntülendiği iddia ediliyor. Bu görüntülerin ve tutanakların, dosyada delil olarak sunulduğu belirtiliyor. Ancak dosyada yer alan bilgilerin büyük kısmı gizlilik kararı nedeniyle kamuoyuyla paylaşılmıyor.
Siyasi kulislerde yankı uyandıran fezleke
Bu fezleke, siyasi partiler arasında sert tartışmalara yol açtı. Özgür Özel ve CHP kanadı, iddiaları kategorik olarak reddederken, hükümete yakın çevreler ise yargı sürecinin takipçisi olduklarını açıkladı. Hukukçular, HTS kayıtları ve tanık beyanlarının güçlü birer delil olabileceğini ancak bu tür iddiaların kesinleşmesi için daha somut kanıtlar gerektiğini vurguladı. Öte yandan, muhalefet partileri, bu fezlekenin siyasi bir kumpas olduğunu ve hedefteki ismin seçimlerde başarılı olmasının ardından bir karalama kampanyası yürütüldüğünü savundu. Gelişmeler, Türkiye gündeminde uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.