CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çankaya Belediyesi önünde düzenlediği basın toplantısında, Hüseyin Can Güner'in gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi. Özel, 'Siyasi hesaplaşmanın tarafı aileler ve evlatlar olamaz' diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'Sana yapmayacağımızı bize yapma' sözleriyle çağrıda bulundu. Toplantıda, adli süreç ve siyasi baskılar ele alındı.
Hüseyin Can Güner'in gözaltı süreci
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çankaya Belediyesi önünde yaptığı açıklamada, Hüseyin Can Güner'in gözaltına alınmasını 'hukuki bir skandal' olarak nitelendirdi. Özel, 'Bugün burada, bir evladımızın haksız yere gözaltına alınmasını protesto etmek ve adalet talep etmek için toplandık' dedi. Özel, sürecin siyasi olduğunu ve CHP'ye yönelik bir baskı aracı olarak kullanıldığını iddia etti. 'Bu ülkede kimse hukukun üstünlüğüne gölge düşüremez' diyen Özel, yetkilileri gözaltı kararını derhal kaldırmaya çağırdı.
Özel'den Erdoğan'a doğrudan mesaj
Özgür Özel, konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben, 'Sana yapmayacağımızı bize yapma' sözlerini kullandı. 'Bu ülkede siyasi rakiplerine yönelik operasyonlar düzenleniyor. Biz size nasıl bir hukuksuzluk yapmadıysak, siz de bize yapmayın' ifadelerini kullanan Özel, adaletin tarafsızlığına vurgu yaptı. Özel, 'Ailelerin ve evlatların siyasi hesaplaşmanın parçası olmaması gerekir' diyerek, gözaltı işleminin derhal sonlandırılmasını istedi. Ayrıca, 'CHP olarak her türlü hukuksuzluğa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz' dedi.
Siyasi baskılar ve hukuki süreç
Özgür Özel, CHP'ye yönelik artan siyasi baskılara dikkat çekerek, gözaltı işleminin seçim öncesi bir sindirme girişimi olduğunu öne sürdü. 'Hükümet, muhalefeti susturmak için her yolu deniyor' diyen Özel, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Özel, 'Bu ülkenin hukuk sistemi, bir kişinin keyfiyetine göre işletilemez' sözleriyle adalet mekanizmasının bağımsızlığını savundu. Toplantıda, CHP'li belediye başkanları ve milletvekilleri de hazır bulundu.
Bağımsız değerlendirme
Özgür Özel'in bu çıkışı, CHP ile AK Parti arasındaki gerilimin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Gözaltı sürecinin seçim atmosferinde yaşanması, muhalefetin 'hukuki operasyon' iddialarını güçlendiriyor. Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, bu tür olayların toplumsal gerginliği artırması muhtemel. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı konusundaki tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşması bekleniyor.