Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşayan 7 haftalık hamile bir kadın, her zaman gittiği özel hastaneden hayatını karartan bir teşhisle ayrıldı. Doktorun 'bebeğinizin kalbi durmuş' sözleriyle yıkılan genç anne, hastane içinde yaşadığı 40 dakikalık süreçte iki farklı raporla karşılaşınca şüphelendi. İddiaya göre, aynı hastanede yapılan ikinci ultrason, ilk raporun aksine bebeğin sağlıklı olduğunu gösterdi. Olay, sağlık sistemindeki güven sorununu bir kez daha gündeme getirdi.
İki Rapor Arasındaki 40 Dakika
Genç kadın, rutin kontrol için gittiği özel hastanede yapılan ultrason sonrası doktorun 'maalesef bebeğinizin kalbi durmuş, kürtaj olmanız gerekiyor' dediğini öne sürdü. Bu acı haberi alan anne adayı, hastane içinde gözyaşlarına boğuldu. Ancak, aynı gün içinde hastanenin farklı bir bölümünde yapılan ikinci bir ultrason, bebeğin kalp atışlarının normal olduğunu gösterdi. İki rapor arasında sadece 40 dakika vardı ve bu durum anne adayının kafasında soru işaretleri oluşturdu. 'Bebeğim öldü dendi, sonra iyi oldu. Bu nasıl olabilir?' diyen genç kadın, hastane yönetimine tepki gösterdi.
Uzmanlardan Açıklama: Yanlış Teşhis veya Eksik Değerlendirme
Kadın doğum uzmanları, erken gebelikte ultrason cihazlarının yanılma payı olabileceğini ancak 7 haftada kalp atışının net görülmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre, cihaz kalibrasyonu, doktorun deneyimi veya bebeğin pozisyonu gibi faktörler yanlış teşhise yol açabilir. Ancak aynı hastanede 40 dakika içinde iki farklı sonuç çıkması, sürecin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği yetkilileri, 'Bu tür vakalar nadir de olsa yaşanabiliyor. Ancak kritik kararlar öncesi ikinci bir değerlendirme veya hastanın başka bir merkeze yönlendirilmesi gerekir' dedi.
Hastane Yönetiminden İlk Açıklama
Özel hastane yönetimi, yaşanan olayla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, 'Hastamızın yaşadığı bu üzücü durumu üzüntüyle karşılıyoruz. Konuyla ilgili gerekli inceleme başlatılmış olup, sorumlular hakkında idari işlem yapılacaktır. Sağlık ekibimiz her zaman en güncel teknoloji ve bilimsel verilerle çalışmaktadır. Ancak bu süreçte yaşanan aksaklık nedeniyle hastamızdan özür dileriz' ifadelerine yer verdi. Hastanenin, anne adayından özür dilediği ancak maddi tazminat teklif etmediği öğrenildi.
Anne Adayının Avukatından Suç Duyurusu
Genç kadının avukatı, hastane hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Avukat, 'Müvekkilimiz 7 haftalık hamilelikte bebeğini kaybettiğini düşünerek büyük bir travma yaşadı. Doktorların önerisiyle kürtaj olmaya karar vermişti ki ikinci bir kontrol onu bu yanlış karardan kurtardı. Bu durum hem tıbbi bir ihmal hem de psikolojik şiddettir. Gerekli hukuki süreci başlatacağız' dedi. Olay, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, 'Bu tür hataların önüne geçilmeli', 'Doktorlar daha dikkatli olmalı' şeklinde yorumlar yaptı.
Sağlık Bakanlığı'na Şikayet
Anne adayının ailesi, hastanedeki ihmali Sağlık Bakanlığı'na da şikayet etti. Bakanlığın olayla ilgili soruşturma başlattığı öğrenildi. Sağlık sisteminde benzer vakaların yaşanmaması için hastanelerin ultrason cihazlarının düzenli kalibrasyonunun yapılması ve doktorların eğitimlerinin artırılması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, özellikle erken gebelikte alınan olumsuz sonuçlarda ikinci bir görüş almanın önemine dikkat çekiyor.
Psikologlardan Uyarı: Verilen Anlık Tepkiler Travma Yaratıyor
Psikologlar, 'bebeğin öldü' gibi travmatik bir haberi alan anne adaylarının ruh sağlığının olumsuz etkilendiğini belirtiyor. Bu tür durumlarda ailelerin ve sağlık çalışanlarının daha hassas davranması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, 'Kritik teşhisler öncesinde hastanın ikinci bir görüş alması teşvik edilmeli. Ayrıca tıbbi hatalarla ilgili yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi şart' diyor. Olay, sağlık alanındaki güvenin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Anne adayı ise yaşadığı süreci anlatarak, 'Artık hiçbir hastaneye güvenemiyorum. Bu yaşadığım kabus gibiydi' dedi.