Güneydoğu’da barış umutlarını artıran kritik bir hamleyle, muhalefet lideri Özel, yapılan kapalı oturumda “evet” diyerek, haklarında yargılama süreci başlatılan bazı milletvekillerinin serbest bırakılmasını sağladı. Bu karar, siyasi kulislerde “tarihi bir adım” olarak yorumlanırken, bölgedeki tansiyonu düşürmesi bekleniyor.
Barış İçin Vetodan Vazgeçti
Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen kritik yasa teklifi, iki Güneydoğu ilinin milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngörüyordu. Teklifin görüşmeleri sırasında söz alan Özel, “Bu yasaya hayır deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayız. Barışın önünde durmayacağız” ifadelerini kullandı. Bu konuşmanın ardından yapılan oylamada, Özel’in partisi ve bazı bağımsız vekillerin desteğiyle teklif reddedildi. Böylece, haklarında yakalama kararı bulunan 12 milletvekili serbest kaldı.
Özel’in bu tutumu, parti içinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bazı partililer kararı “ihanet” olarak nitelerken, Özel yaptığı açıklamada, “Biz siyaset yapmak için buradayız, dava üretmek için değil. Bu ülkenin evlatlarının kanı üzerinden siyaset yapılmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Sürecin Arka Planı
Yaşanan gelişme, 2015’te çöküşe geçen çözüm sürecinin ardından ilk kez bu düzeyde bir uzlaşma sinyali olarak değerlendiriliyor. O dönemde yaşanan çatışmalarda yüzlerce insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca kişi göç etmek zorunda kalmıştı. Uzmanlar, bu adımın yeniden başlatılacak bir diyalog sürecinin önünü açabileceğini belirtiyor.
Ancak karara tepki gösteren bazı sivil toplum örgütleri, “Bu bir af değil, hukukun tecellisinin engellenmesidir” açıklamasını yaptı. Öte yandan, bölge halkı arasında yapılan röportajlarda, insanların bu gelişmeyi umutla karşıladığı görüldü.
Bu kararın, önümüzdeki yerel seçimler öncesinde oy dengelerini de etkilemesi bekleniyor. Özel’in bu hamlesiyle, doğu ve güneydoğu illerinde oy oranını artırmayı hedeflediği yorumları yapılıyor.
Siyasi analistlere göre, bu adım hem iç politikada hem de uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin barışçıl çözüm konusundaki kararlılığını gösteriyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’den de olumlu tepkiler geldi.