Türkiye otomotiv sektörü, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin verileri açıkladı. Ocak-Haziran döneminde toplam araç üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artışla 735 bin adede ulaştı. İhracat miktarı ise yüzde 2,8 gerileyerek 498 bin adet olarak kaydedildi. Pazar payında ise yerli markaların oranı yüzde 61'den yüzde 58'e düştü. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından derlenen veriler, sektördeki dönüşümün ve küresel talep dalgalanmalarının etkisini ortaya koyuyor.
Üretim rakamları ve segment bazında değişim
2026 ilk yarıda binek otomobil üretimi yüzde 5,3 artışla 512 bin adet olurken, ticari araç üretimi yüzde 1,8 yükselişle 223 bin adede ulaştı. Elektrikli ve hibrit araçların üretim içindeki payı yüzde 22'ye çıkarak 162 bin adedi buldu. Bu oran 2025'in ilk yarısında yüzde 18 seviyesindeydi. Dizel araç üretimi ise yüzde 8,2 azaldı. OSD yetkilileri, elektrikli dönüşümün üretim hatlarına yansıdığını, fabrikalardaki dönüşüm yatırımlarının hızlandığını belirtti.
İhracat verileri ve ana pazarlardaki durum
İhracatta en büyük pazar olan Avrupa Birliği'ne satışlar yüzde 1,5 düşüşle 347 bin adede geriledi. AB dışı pazarlara ihracat yüzde 6,1 azalarak 151 bin adet oldu. Irak, Mısır ve Rusya gibi alternatif pazarlarda talep canlılığı devam etse de toplam ihracatın düşüşünü engelleyemedi. İhracatın değeri ise yüzde 3,7 artışla 16,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu durum, ihraç edilen araçların ortalama birim fiyatındaki artıştan kaynaklandı. Özellikle SUV ve elektrikli modellerin daha yüksek fiyatlı olması değer artışını tetikledi.
Pazar payı ve iç talep eğilimleri
Yurt içi satışlarda yerli markaların payı yüzde 58'e inerken, ithal markaların payı yüzde 42'ye yükseldi. Geçen yıl bu oran yüzde 39'du. İthal araçlardaki kur avantajı ve kampanyalar talebi artırdı. Toplam iç pazar büyüklüğü yüzde 6,7 artışla 612 bin adede ulaştı. Ticari araç satışlarında ise hafif ticari segment öne çıktı. Otomotiv sektörü temsilcileri, ikinci çeyrekte uygulanan ÖTV indirimlerinin satışları canlandırdığını ancak yılın ikinci yarısında belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.
Sektörün genel değerlendirmesi
2026 ilk yarı verileri, Türkiye otomotiv sektörünün üretim kapasitesini artırmasına rağmen ihracat pazarlarındaki daralmayla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Elektrikli araç dönüşümü hızlanırken, iç pazarda ithalatın payının yükselmesi dikkat çekici. Sektörün önümüzdeki dönemde rekabet gücünü koruyabilmesi için Ar-Ge yatırımları ve yeni nesil araç teknolojilerine odaklanması gerekiyor. Ayrıca tedarik zincirindeki kırılganlıkların giderilmesi ve lojistik maliyetlerinin kontrol altına alınması önemli. Bu dinamikler ışığında, yılın ikinci yarısında sektörün performansı, küresel ekonomik koşullar ve ticaret politikalarına bağlı olarak şekillenecek.