Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Değirmendere Köyü'nde yaşayan vatandaşlar, 21. yüzyılda elektriksiz bir hayat sürdürüyor. Köyde elektrik altyapısının bulunmaması nedeniyle akşamları mum ve çıra ışığında aydınlanan köylüler, günlük işlerini yapmakta güçlük çekiyor. Özellikle hayvancılıkla uğraşan aileler, sabah erken saatlerde ve akşam karanlığında hayvanlarına yem ve su vermek zorunda kalıyor. Köy sakini Fatma İspenoğlu, "Neden bize elektrik verilmiyor?" diyerek duruma tepki gösteriyor.
Karanlıkta Hayvancılık: Mum Işığında Yem ve Su
Değirmendere Köyü'nde yaşayan ailelerin geçim kaynağı büyük ölçüde hayvancılığa dayanıyor. Ancak elektrik olmadığı için ahırlar karanlık, sağım makineleri çalışmıyor, yem kırma işlemleri ilkel yöntemlerle yapılıyor. Sabahın erken saatlerinde kalkan köylüler, el yordamıyla hayvanlarına yem veriyor. Akşam olduğunda ise mum ışığında ahıra girip hayvanların suyunu ve yemini tamamlıyorlar. Bu durum hem iş gücünü artırıyor hem de hayvan sağlığını riske atıyor.
Köyde yaşayan bir başka vatandaş, "Elektrik olmayınca buzdolabı çalışmıyor, gıdalarımızı saklayamıyoruz. Çocuklarımız ders çalışamıyor, telefonlarımızı şarj edemiyoruz. Hayvanlarımıza bakmak için mum yakıyoruz, çıra ile ahırı aydınlatmaya çalışıyoruz. Bu şartlarda yaşamak çok zor" diyerek sıkıntılarını dile getirdi.
Köyün Elektrik Beklentisi Yıllardır Karşılanmadı
Değirmendere Köyü'nün elektrik sorunu yeni değil. Yıllardır dile getirilen talepler, çeşitli gerekçelerle sonuçsuz kaldı. Köy, coğrafi olarak engebeli bir arazide kurulu olduğu için elektrik hattı çekilmesinin maliyetli olduğu öne sürülüyor. Ancak köylüler, yakın köylerde elektrik olduğunu, kendilerinin ihmal edildiğini savunuyor. Bölgeye yapılan yatırımların yetersizliği, kırsal kalkınma politikalarının sorgulanmasına yol açıyor.
Elektrik olmaması sadece hayvancılığı değil, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi de olumsuz etkiliyor. Çocuklar akşamları mum ışığında ders çalışmaya çalışıyor, acil durumlarda iletişim kurulamıyor. Köyde yaşayan yaşlılar, soğuk kış günlerinde ısınmak için odun sobası kullanıyor, ancak aydınlanma için hala mum ve gaz lambasına mahkumlar.
Vatandaşın Tepkisi ve Yetkililere Çağrı
Köy sakinleri, yetkililere seslenerek bir an önce elektrik altyapısının getirilmesini istiyor. Fatma İspenoğlu'nun "Neden bize elektrik verilmiyor?" sorusu, aslında tüm köyün ortak haykırışı. Köylüler, imza kampanyası başlattıklarını ve muhtarlık aracılığıyla defalarca başvuru yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtiyor.
Elektrik dağıtım şirketi yetkilileri ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bölgede elektrik altyapısının bulunmadığı, yatırım programında köyün yer alıp almadığı bilinmiyor. Köylüler, sorunun çözülmesi için siyasi irade bekliyor.
Kırsal Kalkınma ve Enerji Eşitsizliği
Türkiye'de 21. yüzyılda hala elektriksiz köylerin bulunması, enerjiye erişimdeki eşitsizliği gözler önüne seriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde elektrik erişimi yüksek olsa da, dağlık ve uzak bölgelerdeki küçük yerleşim birimleri bu hizmetten yoksun kalabiliyor. Değirmendere Köyü de bu tablonun bir parçası.
Uzmanlar, kırsal bölgelerde güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklarla elektrik üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak köylüler, öncelikle devletin temel hizmeti götürmesi gerektiğini savunuyor. Elektriksiz yaşam, sadece konfor değil, aynı zamanda insan onuruna yakışır bir yaşam standardının da önünde engel.
Değirmendere Köyü'nde yaşananlar, kırsalda yaşayan vatandaşların sesini duyurması için bir fırsat olabilir. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesi, modern Türkiye'nin her köşesinde eşit hizmet sunma hedefiyle örtüşecektir.