Meteorolojik koşulların orman yangını riskini kritik seviyeye taşıdığı günlerde uzmanlar, sıcaklığın 30 derecenin üzerinde, nemin yüzde 30’un altında ve rüzgar hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu durumları kapsayan “30-30-30 kuralı” konusunda uyarıyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, bu eşik değerlerin aşılması halinde orman yangınlarının başlaması ve yayılması ihtimalinin en üst düzeye çıktığını belirterek, yangınla mücadele ekiplerinin ve yerel halkın bu günlerde kırmızı alarm seviyesinde önlem alması gerektiğini vurguladı.
30-30-30 Kuralı Nedir?
Orman yangınları üzerinde doğrudan etkili olan meteorolojik faktörlerin başında hava sıcaklığı, bağıl nem ve rüzgar geliyor. Bu üç faktörün belirli eşik değerlerin üzerine çıkması, yangın riskini katlanarak artırıyor. Prof. Dr. Tolunay, özellikle yaz aylarında Türkiye genelinde sıkça karşılaşılan bu koşulların “30-30-30 kuralı” olarak adlandırıldığını ifade etti. Kurala göre, hava sıcaklığının 30 santigrat derecenin üzerinde olması, bağıl nemin yüzde 30’un altına düşmesi ve rüzgar hızının saatte 30 kilometreyi aşması durumunda yangın çıkma riski en yüksek seviyeye ulaşıyor.
Risk Nasıl Artıyor?
Yüksek sıcaklık, orman örtüsündeki bitki örtüsünün ve toprağın kurumasını hızlandırarak yanıcı madde miktarını artırıyor. Düşük nem oranı, kuruyan bitkilerin tutuşma sıcaklığını düşürürken, güçlü rüzgarlar da alevlerin kısa sürede geniş alanlara yayılmasına neden oluyor. Prof. Dr. Tolunay, “Bu üç koşul bir araya geldiğinde, küçük bir kıvılcım bile büyük yangınlara dönüşebilir. Özellikle kırsal alanlarda vatandaşların ateş yakmaktan kaçınması, izmarit ve cam şişe gibi yangına sebep olabilecek maddeleri doğada bırakmamaları kritik önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Yangınla Mücadelede Erken Uyarı Sistemleri
Son yıllarda Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede yangın risk haritaları ve erken uyarı sistemleri gibi teknolojik olanaklardan yararlanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü, 30-30-30 koşullarının gerçekleştiği günlerde risk seviyesini “kırmızı” olarak ilan ederek ekiplerin teyakkuzda olmasını sağlıyor. Prof. Dr. Tolunay, bu sistemlerin etkinliğine dikkat çekerek, “Ancak teknoloji tek başına yeterli değil. Toplumsal farkındalık ve yerel halkın desteği büyük yangınların önlenmesinde en az ekipman ve personel kadar önemli” dedi.
İklim Değişikliği Etkisi
İklim değişikliği nedeniyle sıcaklık rekorlarının kırıldığı ve kuraklığın arttığı bugünlerde, 30-30-30 kuralının sağlandığı gün sayısı da artış gösteriyor. Bilim insanları, küresel ısınmanın orman yangınlarını daha sık ve yıkıcı hale getireceği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Tolunay, “Gelecekte daha sıcak ve kuru günler bizi bekliyor. Bu durumda yangınlarla mücadelede köklü önlemler alınması kaçınılmaz. Ormanların akıllı yönetimi, yanıcı madde yükünün azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi öncelikli adımlar arasında yer almalı” değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşlara Çağrı
Yetkililer, 30-30-30 koşullarının geçerli olduğu günlerde ormanlık alanlara girişlerin sınırlandırılması ve piknik gibi etkinliklerden kaçınılması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, herhangi bir duman veya alev görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması büyük önem taşıyor. Toplumsal duyarlılık, doğal mirasımızın korunmasında en güçlü silah olmaya devam ediyor.