Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özel, bu yıl sıklığı, yoğunluğu ve şiddeti çok fazla olan rüzgarların etkisiyle orman yangınları açısından hâlâ tehlikeli, riskli ve önemli bir dönemde olunduğunu söyledi. Özel, özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde etkili olan kuvvetli lodos ve karayel rüzgarlarının yangınların yayılma hızını artırdığını, bu nedenle vatandaşların ve yetkililerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Rüzgarın Yangın Üzerindeki Etkisi
Prof. Dr. Özel, yaptığı açıklamada, orman yangınlarının çıkış nedenlerinin büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu hatırlatarak, rüzgarın yangının büyümesindeki en kritik faktörlerden biri olduğunu belirtti. Rüzgarın, alevleri tutuşturucu maddeler gibi davranarak yangının sıçramasına ve hızla yayılmasına yol açtığını ifade eden Özel, şöyle konuştu: “Bu yıl özellikle kuvvetli rüzgar olaylarıyla sıkça karşılaşıyoruz. Bu durum, söndürme çalışmalarını da zorlaştırıyor. Alevlerin yönü sürekli değişiyor, ekiplerin müdahalesi gecikiyor. Bu nedenle halkımızın ve ilgili kurumların bu riskli periyotta daha duyarlı olması gerekiyor.”
Riskli Periyot Neden Uzun Sürüyor?
İklim değişikliğiyle birlikte mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yangın riskini artırdığına dikkat çeken Özel, “Normalde yangın sezonu yaz aylarıyla sınırlıyken, son yıllarda sonbahar aylarında da ciddi yangınlar görmeye başladık. Bu yıl ise rüzgarların sürekli ve şiddetli olması, tehlikeyi uzun bir periyoda yayıyor. Bu nedenle ‘yangın sezonu bitti’ algısı yanlış. Şu an hâlâ çok yüksek risk altındayız.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Özel, orman yangınlarıyla mücadelede erken uyarı sistemlerinin önemine de değinerek, vatandaşların yangın anında hemen 112'yi araması gerektiğini hatırlattı. Ayrıca, ormanlık alanlarda piknik yaparken ateş yakılmaması, izmarit atılmaması gibi temel kuralların hayati önem taşıdığını vurguladı.
Uzmanlardan Ortak Çağrı
Son yıllarda artan orman yangınlarına karşı bilim insanları ortak bir çağrıda bulunuyor. Yangın riskini azaltmak için orman içi yolların bakımının yapılması, yangın gözetleme kulelerinin sayısının artırılması ve havadan müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, önleyici tedbirlerin söndürme çalışmalarından çok daha etkili olduğunu ifade ediyor.
Bartın Üniversitesi öğretim üyesi, konuşmasının sonunda şu uyarıda bulundu: “Ormanlar bizim akciğerlerimiz. Onları korumak hepimizin görevi. Özellikle bu riskli dönemde herkesin dikkatli olmasını istiyoruz. Küçük bir ihmal, büyük felaketlere yol açabilir.”