Ordu’nun Kabadüz ilçesindeki Soğanözü Yaylası’nda yapılması planlanan maden projesine karşı açılan davada bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, proje için verilen iznin hukuki ve teknik kriterlere uygun olmadığı belirtilirken, saha incelemelerinde yaklaşık 102 adet korunmuş mezar tespit edildiği ifade edildi. Uzmanlar, mezarların 18. yüzyıla ait olduğunu ve bölgenin tarihi dokusunun madencilik faaliyetleriyle geri dönülemez şekilde zarar göreceği uyarısında bulundu.
Bilirkişi raporundaki çarpıcı detaylar
Rapor, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin eksik ve yanıltıcı olduğuna dikkat çekiyor. Maden sahasında yapılan yüzey araştırmalarında, 102 mezarın yanı sıra tarihi yapı kalıntıları ve kültürel miras unsurları tespit edildi. Raporu hazırlayan akademisyenler, bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, projenin su kaynaklarına ve biyoçeşitliliğe olumsuz etkileri de detaylandırıldı.
Yerel halk ve çevre örgütlerinin tepkisi
Soğanözü Yaylası sakinleri, kararın açıklanmasının ardından sevinç yaşarken, mücadelelerinin süreceğini belirtti. Ordu Çevre platformu sözcüsü, “Bilirkişi raporu, haklılığımızı bilimsel olarak kanıtladı. Artık mahkemenin adil bir karar vermesini bekliyoruz” dedi. Bölge halkı, maden projesinin yaylacılık ve organik tarım gibi geçim kaynaklarını yok edeceğini savunuyor.
Konuya ilişkin hukuki süreç devam ediyor. Rapordaki bulgular, maden ruhsatının iptali için güçlü bir gerekçe oluştururken, Ordu Büyükşehir Belediyesi de projeye karşı olduğunu açıklamıştı.
Bu dava, Türkiye’de doğal ve kültürel mirasın korunması ile madencilik faaliyetleri arasındaki gerilimi bir kez daha gündeme taşıdı. Bilirkişi raporu, alınan idari kararların bilimsel temelden yoksun olduğunu gösterirken, yargı sürecinin çevre ve kültür varlıkları lehine sonuçlanması, benzer davalar için de emsal teşkil edebilir.