İnternet üzerinden yapılan market alışverişleri, tüketiciler için büyük bir kolaylık sağlarken, beraberinde ciddi bir sorunu da gündeme getirdi. Telefondan tek tıkla verilen siparişlerde, fiziki mağazalarda rafların arkasına itilen, son kullanma tarihi yaklaşmış veya ambalajı hasarlı ürünlerin kapıya gönderildiği ortaya çıktı. Sektör temsilcileri, "Nasıl olsa görmüyor" anlayışıyla yapılan bu uygulamanın, online market sektöründe yaygın bir stok eritme taktiğine dönüştüğünü belirtiyor. Tüketiciler ise fark ettiklerinde iade süreçlerinde zorluklarla karşılaşıyor.
Stok Eritme Taktikleri Kapıya Kadar Uzanıyor
Online market platformlarında çalışan eski bir depo görevlisinin aktardığına göre, özellikle yoğun sipariş saatlerinde, rafların arkasında bekleyen ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünler öncelikli olarak toplanıyor. Görevliler, bu ürünleri müşteri görmediği için rahatça gönderebiliyor. Aynı şekilde, ezilmiş meyve-sebze, ambalajı yırtılmış paketler ya da üzerinde indirim etiketi bulunan eski stoklar da online siparişlere ekleniyor. Tüketici, ürünü teslim aldığında ise sürprizle karşılaşıyor.
Bu durum, yalnızca birkaç firmanın hatası değil, sektör genelinde yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Rekabetin yoğun olduğu online market pazarında, kâr marjlarını korumak isteyen işletmeler, elde kalan ürünleri eritmek için bu yönteme başvuruyor. Özellikle hızlı teslimat vaadiyle öne çıkan platformlarda, sipariş hazırlama süresinin kısalığı, denetimi zorlaştırıyor.
Tüketici Hakları ve İade Süreçleri
Tüketiciler, son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk ürünlerle karşılaştıklarında yasal olarak iade hakkına sahip. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, ayıplı mal olarak değerlendirilen bu ürünler için tüketici, ücretsiz iade veya değişim talep edebiliyor. Ancak uygulamada, iade süreçleri bazen uzayabiliyor, kargo ücreti tüketiciye yansıtılabiliyor veya müşteri hizmetleri ikna edilmeye çalışılıyor.
Bir tüketici derneği temsilcisi, "İnsanlar online alışverişte ürünü görmediği için, gelen ürünün kalitesizliğini ancak kargo geldiğinde fark ediyor. Bu da firmaların işine geliyor. Ancak tüketici haklarını bilirse ve şikayet mekanizmalarını kullanırsa, bu tür uygulamaların önüne geçilebilir" diyor. Tüketicilerin, teslimat sırasında ürünü kontrol etmesi ve sorunlu ürünü kargo görevlisinin yanında tutanakla iade etmesi öneriliyor.
Online Market Sektöründe Denetim Eksikliği
Online market alışverişleri, pandemi döneminde büyük bir patlama yaşadı. 2020 sonrasında hızla artan talep, beraberinde denetim sorunlarını da getirdi. Fiziki marketlerde belirli aralıklarla yapılan denetimler, online depolarda aynı sıklıkta gerçekleştirilmiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'nın denetimleri olsa da, online platformların stok yönetimi ve ürün kalitesi konusunda yeterince şeffaf olmadığı belirtiliyor.
Sektör uzmanları, online marketlerin de fiziki marketler gibi düzenli denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, kullanıcı yorumları ve şikayet platformları, tüketicilerin bilinçlenmesi açısından önemli bir rol oynuyor. Ancak birçok tüketici, yaşadığı olumsuz deneyimi paylaşmaya çekiniyor veya nasıl şikayet edeceğini bilmiyor.
Ne Yapmalı? Tüketiciye Öneriler
Online market alışverişi yaparken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle, güvenilir ve müşteri memnuniyetine önem veren platformlar tercih edilmeli. Sipariş notlarına "son kullanma tarihi uzak olsun" gibi notlar eklemek bazen işe yarayabiliyor. Teslimat sırasında ürünler mutlaka kontrol edilmeli, özellikle taze gıda ürünlerinin son kullanma tarihlerine bakılmalı. Sorunlu ürünler için derhal iade talebi oluşturulmalı ve gerekirse Tüketici Hakem Heyetleri'ne başvurulmalı.
Ayrıca, tüketicilerin sosyal medyada ve şikayet sitelerinde deneyimlerini paylaşması, firmalar üzerinde baskı oluşturarak daha dikkatli olmalarını sağlayabilir. Unutulmamalıdır ki, online alışverişte de tüketici hakları aynen geçerlidir ve firmalar bu haklara uymakla yükümlüdür.
Sonuç olarak, online market alışverişlerinde yaşanan bu tür sorunlar, hem tüketici güvenini sarsıyor hem de sektörün itibarını zedeliyor. Firmaların kısa vadeli kâr hırsıyla yaptığı bu tür uygulamalar, uzun vadede müşteri kaybına yol açabilir. Tüketicilerin bilinçli olması ve haklarını araması, bu tür etik dışı uygulamaların önüne geçilmesinde en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve online marketlerin de fiziki marketler gibi sıkı denetime tabi tutulması, sorunun çözümü için kritik önem taşıyor.