AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve destekçilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert bir dille karşılık verdi. Çelik, bu sözlerin "soykırım örgütünün terör propagandasından ibaret" olduğunu belirtti. İsrail'in Gazze'deki saldırılarına dikkat çeken Çelik, uluslararası toplumun bu zulme sessiz kalmasını eleştirerek, Türkiye'nin mazlumların yanında durmaya devam edeceğini vurguladı.
Netanyahu'nun Hedefinde Erdoğan Var
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alarak, Türkiye'nin Hamas'a verdiği desteği eleştirmişti. Bu sözlere AK Parti cephesinden art arda tepkiler gelirken, Ömer Çelik'in bugünkü açıklamaları gerilimi daha da artırdı. Çelik, "Netanyahu'nun ağzından çıkan her kelime, işlediği soykırım suçlarının itirafıdır. Bugüne kadar on binlerce masum Filistinlinin ölümüne yol açan bir ismin, insanlık adına konuşmaya hakkı yoktur" dedi.
Çelik, Netanyahu hükümetinin uluslararası hukuku hiçe sayarak sivilleri hedef aldığını, hastaneleri ve okulları bombaladığını hatırlatarak, "Bu terör propagandasıyla kendi halkını bile kandıramazlar. Dünya kamuoyu, İsrail'in uyguladığı bu vahşeti televizyon ekranlarında canlı izliyor. Türkiye olarak zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Filistin Politikası Kararlılıkla Sürecek
AK Parti Sözcüsü, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin boyutlarını da aktardı. Türkiye'nin Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yoğun çaba sarf ettiğini belirten Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye bu süreçte uluslararası platformlarda Filistin'in sesi olmuştur. Biz, iki devletli çözümden asla taviz vermedik ve vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Çelik, sözlerinin devamında, "Erdoğan'ı hedef almak, Filistin davasını hedef almaktır. Kendileri bilmelidir ki, Türk milleti ve AK Parti teşkilatları, Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında kenetlenmiştir. Bu tür karalamalar, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmekten başka işe yaramayacaktır" dedi. Ayrıca, Netanyahu hükümetinin uluslararası toplumda giderek yalnızlaştığını ve insanlık vicdanında mahkum edildiğini sözlerine ekledi.
İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukası ve saldırıları, 7 Ekim 2023'ten bu yana şiddetini artırarak sürüyor. Binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği bu süreçte, Türkiye en sert tepkiyi gösteren ülkelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, defalarca İsrail'in "terör devleti" olduğunu dile getirmiş ve soykırım suçlamalarını uluslararası mahkemelere taşımıştı.
Diplomatik Gerilim ve Bölgesel Etkileri
Ömer Çelik'in açıklamaları, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilimin yeni bir boyutunu ortaya koyuyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, Mavi Marmara krizinden bu yana zaten gergindi. Son dönemde ise taraflar birbirlerini suçlayan açıklamalarla karşılıklı olarak gerilimi tırmandırıyor. Bölgede yaşanan bu gerginlik, milyonlarca insanın kaderini etkileyecek bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor.
Ancak uzmanlara göre, Türkiye'nin bu tutumu yalnızca insani bir duyarlılığın ürünü değil, aynı zamanda bölgesel bir güç olarak stratejik bir duruşu yansıtıyor. Türkiye, Filistin davasını sahiplenerek İslam dünyasında ve Arap kamuoyunda prestij kazanıyor. Bu da Ankara'nın Orta Doğu'daki etkinliğini artırıyor. Kısa vadede ilişkilerin yumuşaması beklenmiyorken, tarafların birbirine yönelik bu sert suçlamalarının bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getireceği öngörülüyor.
Öte yandan, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardımları devam ediyor. Kızılay ve AFAD başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu, bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çalışıyor. Ömer Çelik, bu konuda da "Türkiye, her zaman olduğu gibi bugün de Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Devletimiz ve milletimiz, imkanları ölçüsünde yardımlarını sürdürecektir" diyerek sözlerini tamamladı.