AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, işgal altındaki Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya yönelik düzenlenen baskını şiddetle kınadı. İsrail güvenlik güçlerinin kutsal mekana girmesi ve ibadet edenlere müdahale etmesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İki AK Partili yetkili, bu tür provokatif eylemlerin bölgedeki gerilimi artıracağına dikkat çekti.
Ömer Çelik: "Mescid-i Aksa kırmızı çizgimizdir"
Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, Mescid-i Aksa'nın Müslümanlar için kutsal bir mekan olduğunu ve buraya yönelik her türlü saygısızlığın kabul edilemez olduğunu belirtti. Çelik, "İsrail'in bu provokatif adımı, sadece Filistin halkını değil, tüm İslam dünyasını hedef almaktadır. Uluslararası hukuka aykırı bu işgali şiddetle kınıyoruz" dedi. Ayrıca, İsrail'in bu tür eylemlerinin barış sürecine zarar verdiğini ve bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceğini vurguladı.
Efkan Ala: "Kudüs'ün statüsünü koruyun"
Efkan Ala ise yaptığı yazılı açıklamada, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması gerektiğini ifade etti. "Mescid-i Aksa, sadece Filistinlilerin değil, tüm Müslümanların ortak mirasıdır. İsrail'in bu tür saldırıları uluslararası barışı tehdit etmektedir" diyen Ala, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nı harekete geçmeye çağırdı. Ayrıca, Türkiye'nin Filistin davasına desteğinin süreceğini belirtti.
Uluslararası tepkiler ve arka plan
Mescid-i Aksa, İslamiyet'te Mekke ve Medine'den sonra en kutsal üçüncü mekan olarak kabul edilmektedir. İsrail'in 1967'de Doğu Kudüs'ü işgal etmesinden bu yana bölge sık sık gerilime sahne olmaktadır. Son baskın, Ramazan ayında artan gerginliklerin ardından geldi. Filistin yönetimi olayı "savaş ilanı" olarak nitelendirirken, Ürdün ve Mısır gibi ülkeler de kınama mesajları yayımladı. AK Parti'den gelen bu açıklama, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği diplomatik desteğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki tansiyonun düşmesi için uluslararası toplumun daha aktif rol alması bekleniyor.
Bu gelişmeler ışığında İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemleri, sadece Filistin-İsrail çatışmasını değil, İslam dünyası ile Batı arasındaki ilişkileri de olumsuz etkiliyor. Türkiye'nin bu konuda sergilediği net duruş, bölgesel bir aktör olarak sorumluluk üstlenme çabası olarak görülebilir.