Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okul servisi ücretleri velilerin gündemine oturdu. Özellikle özel okulların bulunduğu bölgelerde, UKOME tarifesinin 2-3 katına ulaşan servis faturaları aile bütçelerini zorluyor. Veliler, toplu taşımaya göre çok daha yüksek olan bu ücretlerin keyfi bir şekilde belirlendiğini belirtirken, özel okullar sorumluluğu servis firmalarına atıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok ilde servis ücretleri, geçen yıla göre yüzde 60 ila 100 oranında arttı.
UKOME tarifesi ile gerçek ücretler arasındaki uçurum
Büyükşehirlerde UKOME tarafından belirlenen azami okul servisi ücreti, 0-3 km mesafe için ortalama 3 bin 500 TL, 3-6 km için 4 bin TL, 6-10 km için ise 5 bin TL olarak açıklandı. Ancak özel okul servislerinde bu rakamların 8 bin TL'ye kadar çıktığı görülüyor. Veliler, UKOME tarifesinin resmi bir taban olduğunu, ancak özel okullarda bu tarifeye uyulmadığını dile getiriyor. Bir veli, "Devlet okulunda servis ücreti 3 bin TL civarında. Ancak öğrencimizi özel okula gönderiyoruz, aynı mesafe için 7 bin TL istiyorlar. Bu bir fahiş fiyat, resmen caydırıcı" dedi.
Servis firmaları ise artan akaryakıt, bakım ve personel giderlerini gerekçe gösteriyor. Bir servis işletmecisi, "Biz de enflasyonla mücadele ediyoruz. Araç kredileri, yedek parça fiyatları, şoför maaşları arttı. UKOME tarifesi bizi kurtarmıyor, zarar ediyoruz" diye konuştu. Ancak veliler, firmaların bu gerekçelerinin inandırıcı olmadığını, özellikle büyük zincir halindeki servis şirketlerinin yüksek kar marjlarıyla çalıştığını savunuyor.
Özel okulların tavrı ve sözleşme sorunları
Özel okullar, servis ücretlerinin belirlenmesinde doğrudan rolleri olmadığını, velilerin servis firmalarıyla birebir anlaşma yaptığını belirtiyor. Okul yönetimleri, "Biz sadece öğrencilerimizin güvenliği için firmaları öneriyoruz, ancak fiyat politikası tamamen firmanın inisiyatifinde" açıklamasını yapıyor. Ancak veliler, okulların tavsiye ettiği firmaların fiyatlarının piyasanın üzerinde olduğunu, bu durumun dolaylı bir yönlendirme olduğunu ifade ediyor. Bazı veliler, sözleşmelerdeki yıllık artış maddelerinin de sorun yarattığını, yeni kayıt döneminde yüzde 50'ye varan artışların dayatıldığını dile getiriyor.
Eğitim Uzmanı Ayşe Yılmaz, servis ücretlerindeki artışın eğitimde fırsat eşitliğini daha da bozduğunu vurgulayarak, "Özel okul ücretleri zaten yüksek. Bir de üstüne servis ücreti eklenince dar gelirli aileler için bu hizmet lükse dönüşüyor. Devletin bu alanda düzenleme yapması şart" değerlendirmesinde bulundu.
Rekabet Kurumu devreye girmeli
Uzmanlar, servis ücretlerinin belirlenmesinde rekabet ortamının oluşmadığını, özellikle belirli bölgelerde tekelleşen firmaların fiyatları şişirdiğine dikkat çekiyor. Rekabet Kurumu'nun bu alanda inceleme başlatması gerektiğini belirten Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı, "Veliler, toplu pazarlık ya da kooperatifleşme olmadan tek başına fiyat kırma şansına sahip değil. Bu durum tüketicinin aleyhine bir tablo oluşturuyor" dedi.
Çözüm önerileri
Velilerin bir kısmı, öğrenci servisi yerine toplu taşımayı ya da karşılıklı araç paylaşımını tercih ederek maliyeti düşürmeye çalışıyor. Bazı okul aile birlikleri ise toplu sözleşme yaparak indirim almaya çalışıyor. Ancak bu çabalar, yüksek enflasyon ortamında sınırlı kalıyor.
Öğrenci servisleri, toplu taşıma sisteminin bir parçası olarak görülmeli ve UKOME tarifeleri denetlenmeli. Ayrıca bu hizmetin vergi indirimi veya devlet desteğiyle sübvanse edilmesi tartışılmalıdır. Eğitim hakkının önündeki mali engellerin kaldırılması için servis ücretlerinin de diğer eğitim giderleri gibi kamu tarafından karşılanması gerektiğini savunan uzmanlar, uzun vadede kapsayıcı bir model oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Okul servislerinde yaşanan fiyat artışı, sadece velilerin cebini değil, çocukların eğitimde fırsat eşitliğini de etkiliyor.