Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, kamu görevlilerinin e-imzalarını kopyalayarak sahte diploma ve ehliyet düzenleyen 286 sanıklı çete davasında gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, örgüt lideri Ziya Kadiroğlu'nu 116 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırırken, 256 sanığa 31 yıl ile 94 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi. Kararda, çetenin bir üyesinin oğlunu işe yerleştirmek için sahte ehliyet düzenlediği ve bu durum "oğul kıyağı" olarak nitelendirildi.
Sahte diploma ve ehliyet ağı
Mahkemenin gerekçeli kararında, çetenin 2019-2022 yılları arasında faaliyet gösterdiği belirtildi. Ziya Kadiroğlu liderliğindeki örgüt, çeşitli kamu kurumlarında çalışan memurların e-imza bilgilerini ele geçirerek, sahte üniversite diplomaları ve sürücü belgeleri düzenledi. Bu belgeleri yüksek fiyatlarla satan çete, kamu kurumlarına iş başvurusu yapanlardan da hizmet bedeli aldı. Soruşturma kapsamında 48 kişi tutuklanırken, 238 sanık ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Oğul kıyağı detayı
Kararda dikkat çeken bir ayrıntı, çete üyesi bir babanın oğluna sahte ehliyet düzenlemesi oldu. Mahkeme, bu durumu "oğul kıyağı" olarak tanımlayarak, suçun organize ve sistematik işlendiğine işaret etti. Ayrıca, sahte belgelerin bir kısmının kamuya ait veri tabanlarına kaydedildiği, bu sayede gerçekmiş gibi göründüğü tespit edildi. Mahkeme, bu eylemlerin kamu güvenini sarstığına ve cezaların caydırıcı olması gerektiğine hükmetti.
Suç örgütünün yapılanması
Mahkeme, Ziya Kadiroğlu'nun örgütü hiyerarşik bir şekilde yönettiğini belirledi. Örgütte, e-imza kopyalama, belge tasarlama, müşteri bulma gibi işler için alt gruplar oluşturulmuştu. Kadiroğlu, örgütün tüm gelirlerini kontrol ederken, alt üyelere suçtan elde edilen gelirin küçük bir kısmını veriyordu. Mahkeme, bu yapılanmayı bir suç örgütü olarak nitelendirerek, Kadiroğlu'na "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan ek ceza verdi.
Bağlam ve değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de kamu kurumlarında e-imza sisteminin güvenlik zafiyetlerini ortaya koyması açısından önem taşıyor. Uzmanlar, sahte diploma ve ehliyet vakalarının artmasıyla birlikte, kamu kurumlarının kimlik doğrulama sistemlerini gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, mahkemenin "oğul kıyağı" ifadesi, yargının aile içi kayırmacılığa karşı duruşunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bu tür organize suçların önlenmesi için, e-imza kullanımının daha sıkı denetlenmesi ve kamu personelinin gözetiminin artırılması gerektiği ifade ediliyor.