İstanbul Çekmeköy'de bir öğretmenin vahşice katledilmesiyle ilgili dava dosyasında, 17 yaşındaki sanık F.S.B.'nin cinayet öncesi hastaneden çıkarıldığı ve 'Bana şeytan talimat verdi' dediği öğrenildi. TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu'nda paylaşılan bilgiler, saldırganın psikolojik durumu ve hastane sürecine dair çarpıcı detayları ortaya koydu. Olay, toplumda büyük infial uyandırırken, adli süreçteki gelişmeler yakından takip ediliyor.
Cinayetin Perde Arkası: Hastane Uyarısı ve 'Şeytan Talimatı'
Edinilen bilgilere göre, F.S.B. daha önce en az üç kez intihar girişiminde bulunmuş ve bu nedenle hastanede tedavi görmüştü. Ancak doktorların uyarılarına rağmen, hastaneden taburcu edilmiş ve sosyal hizmetlerin takibinden çıkmıştır. İddiaya göre, F.S.B. ifadesinde cinayeti işlemeden önce 'Bana şeytan talimat verdi' diyerek eylemini meşrulaştırmaya çalıştı. Bu ifade, sanığın akıl sağlığındaki ciddi bozukluğu gözler önüne serdi.
Mahkeme sürecinde, F.S.B.'nin olay anındaki cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki raporlar tartışma yarattı. Ancak uzmanlar, sanığın psikotik belirtiler gösterdiğini ve tedavisinin yapılmadığını belirterek, sistemdeki eksikliklere dikkat çekti. Ailenin de ihmali olduğu iddia edilirken, toplum ruh sağlığı politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
TBMM Komisyonu'ndaki Çarpıcı Bilgiler ve Toplumsal Etki
TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu'nda yapılan sunumda, F.S.B.'nin şiddet içerikli oyunlar oynadığı ve internet üzerinden radikal içeriklerle etkileşimde olduğu belirtildi. Ayrıca, okul yönetiminin ve rehberlik servislerinin riskli öğrencileri tespit etmede yetersiz kaldığı ifade edildi. Bu durum, okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Cinayet, öğretmen dernekleri ve veliler tarafından şiddetle kınanırken, okul güvenliği önlemlerinin artırılması için imza kampanyaları başlatıldı. Fatma Nur Çelik'in ailesi ise adaletin yerini bulması için yargılamanın sonuna kadar takipçi olacaklarını açıkladı. Mahkemenin bir sonraki duruşması, tarafların dinlenmesi ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi için ertelendi.
Uzmanlar, bu tür vakaların önüne geçmek için erken tanı ve müdahale, aile eğitimi ve okul temelli ruh sağlığı programlarının şart olduğunu belirtiyor. Toplum olarak şiddeti besleyen unsurlarla mücadele etmek ve mağdurların yanında olmak gerektiği ifade ediliyor.