Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, yaz tatilinde geç yatıp geç kalkmaya alışan öğrencilerin yeni eğitim dönemine uyum sağlamakta zorlanabileceğini belirterek, uyku düzenlerini kademeli olarak değiştirmeleri gerektiğini söyledi. Öztürk, ani değişikliklerin vücut saatini olumsuz etkileyebileceğini ve ders performansını düşürebileceğini vurguladı.
Uyku Düzeni Nasıl Değiştirilmeli?
Prof. Dr. Öztürk, öğrencilerin yaz tatilinde edindikleri geç yatma alışkanlığını bir anda bırakmalarının doğru olmadığını ifade etti. "Her gün yatış saatini 15-20 dakika öne çekerek, bir hafta içinde okul dönemi için uygun bir saate ulaşabilirler. Aynı şekilde sabah kalkış saatlerini de kademeli olarak erkene almalılar" dedi. Bu yöntemin biyolojik saati daha az sarsacağını belirten Öztürk, aniden erken yatmayı denemenin uykuya dalmayı zorlaştırabileceğini ve kaygıya yol açabileceğini ekledi.
Uyku hijyeninin önemine de değinen Öztürk, yatmadan önce ekranlardan uzak durulması, kafein alımının sınırlandırılması ve odanın karanlık, sessiz ve serin tutulması gerektiğini söyledi. Düzenli egzersizin de uyku kalitesini artırdığını ancak yatmadan hemen önce yapılan yoğun egzersizin uyarıcı etkisi olabileceğini belirtti.
Uyku Düzensizliğinin Sonuçları
Prof. Dr. Öztürk, yeterli ve kaliteli uyumayan öğrencilerde dikkat eksikliği, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü ve ruhsal dalgalanmalar görülebileceğini aktardı. "Uyku, beynin öğrenme ve hafıza süreçlerinde kritik rol oynar. Yeterince uyumayan bir öğrenci, ders sırasında odaklanmakta zorlanır, bilgiyi kodlayamaz ve akademik başarısı düşer" diye konuştu. Ayrıca bağışıklık sisteminin zayıflaması, kilo alımı ve metabolik sorunlar gibi fiziksel sağlık problemlerinin de uyku yoksunluğuyla ilişkili olduğunu vurguladı.
Öztürk, öğrencilere hafta sonları dahil olmak üzere mümkün olduğunca aynı saatte yatıp kalkmalarını önerdi. Sosyal medya ve oyun gibi uyaranların gece geç saatlere kadar kullanımının sirkadiyen ritmi bozduğunu belirten Öztürk, ebeveynlerin de çocuklarına örnek olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Uzmanlardan Uyum Süreci İçin Öneriler
Yeni eğitim döneminin başlamasına az bir süre kala öğrencilerin uyku düzenini gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatan Öztürk, şu tavsiyelerde bulundu:
- Yatış ve kalkış saatlerini her gün 15-20 dakika erkene alın.
- Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımını bırakın.
- Akşam saatlerinde kafeinli içeceklerden kaçının.
- Gündüz açık havada vakit geçirin ve düzenli egzersiz yapın.
- Yatak odanızı karanlık, sessiz ve serin tutun.
- Hafta sonları dahil aynı uyku programını sürdürmeye çalışın.
Öztürk, uyku sorunlarının okul başarısını doğrudan etkilediğini, bu nedenle öğretmenlerin ve ailelerin de konuya duyarlı olması gerektiğini söyledi. Okulların rehberlik servislerinin uyku hijyeni konusunda öğrencileri bilgilendirmesinin faydalı olacağını belirtti.
Uyku ve Akademik Başarı İlişkisi
Yapılan bilimsel çalışmalar, yeterli uyku süresinin (ergenler için 8-10 saat) akademik performansı artırdığını gösteriyor. Uyku sırasında beyin, gün içinde öğrenilen bilgileri pekiştirir ve uzun süreli hafızaya aktarır. Özellikle REM uykusu, yaratıcılık ve problem çözme becerileri için kritik öneme sahiptir. Uyku yoksunluğu ise stres hormonu kortizol seviyelerini yükselterek kaygı ve depresyon riskini artırabilir.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı’nın konuya ilişkin farkındalık çalışmaları yürüttüğü ve öğrencilere yönelik seminerler düzenlediği biliniyor. Prof. Dr. Öztürk, uyku sağlığının bir bütün olduğunu ve sadece okul döneminde değil, yaşam boyu dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Yaz tatilinin ardından okula dönüş süreci, öğrenciler için heyecan verici olduğu kadar uyum gerektiren bir dönemdir. Uyku düzeninin kademeli olarak değiştirilmesi, bu geçişi kolaylaştırarak hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı koruyacaktır. Uzmanlar, öğrencilerin ve ailelerin bu konuda bilinçli adımlar atmasının uzun vadede akademik başarıyı ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor.