TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen öğrencileri ilgilendiren öğrenci affı düzenlemesini içeren 28 maddelik kanun teklifini görüşmeye başladı. Teklifin kabul edilmesi halinde, çeşitli nedenlerle üniversiteyle bağlantısı kopan binlerce öğrenci yeniden eğitim hayatına dönme imkanı bulacak. Komisyon görüşmelerinde teklifin tüm maddeleri tek tek ele alınırken, muhalefet partilerinin önerileri de dinleniyor.
Teklifin kapsamı ve detayları
Kanun teklifi, yükseköğretim kurumlarından kayıt sildirme, ilişik kesme veya çeşitli disiplin cezaları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan öğrencileri kapsıyor. Düzenleme ile bu öğrencilere, belirli şartları yerine getirmeleri halinde öğrenimlerine kaldıkları yerden devam etme hakkı tanınması öngörülüyor. Teklifte ayrıca, öğrencilerin geriye dönük olarak öğrenim ücreti gibi mali yükümlülüklerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin maddeler de bulunuyor.
Komisyondaki görüşmeler
Komisyon Başkanı, teklifin genel gerekçesini okuduktan sonra sözü milletvekillerine bıraktı. AK Partili vekiller düzenlemenin gençlerin mağduriyetini gidereceğini ve eğitim hakkının önündeki engelleri kaldıracağını belirtirken, CHP ve İYİ Parti milletvekilleri teklifin kapsamının genişletilmesi gerektiğini savundu. Özellikle, yurtdışında eğitim gören ancak denklik sorunu yaşayan öğrencilerin de aftan yararlandırılması talebi gündeme geldi.
Geçmiş düzenlemeler ve beklentiler
Türkiye'de daha önce de çeşitli tarihlerde öğrenci affı düzenlemeleri yapılmıştı. En son 2018 yılında çıkarılan af yasası ile binlerce öğrenci üniversiteye dönüş yapmıştı. Bu kez teklifin daha kapsamlı olduğu ve özellikle pandemi döneminde yaşanan aksaklıklar nedeniyle ilişiği kesilen öğrencileri de kapsadığı ifade ediliyor. Eğitim sendikaları, teklifin yasalaşması durumunda yaklaşık 500 bin öğrencinin yararlanabileceğini tahmin ediyor.
Komisyon görüşmelerinin önümüzdeki günlerde tamamlanması ve teklifin Genel Kurul'a sevk edilmesi bekleniyor. Uzmanlar, düzenlemenin öğrenciler için önemli bir fırsat olduğunu ancak uygulamanın başarısı için kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve başvuru süreçlerinin kolaylaştırılması gerektiğini vurguluyor.