TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifiyle kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen düzenlemenin kapsamı genişletildi. Teklifte yapılan değişiklikle daha önce belirlenen sınırlar daraltılarak, üniversitelerden ilişiği kesilen veya kaydı silinen öğrenciler de affın kapsamına alındı. Yeni düzenleme, yükseköğretim kurumlarından atılan veya süresinde mezun olamayan öğrencilere ikinci bir şans sunuyor.
Yeni düzenlemenin kapsamı ve ayrıntıları
Komisyonda kabul edilen teklif, ilk haline göre daha geniş bir çerçeve çiziyor. Buna göre, daha önce yalnızca belirli nedenlerle okuldan uzaklaştırılan veya kaydı donduran öğrenciler affa dahil edilirken, şimdi akademik başarısızlık, devamsızlık veya disiplin cezaları nedeniyle ilişiği kesilenler de yararlanabilecek. Ayrıca, teklifte yapılan bir diğer düzenleme ile ön lisans, lisans ve lisansüstü programlardan kaydı silinen herkes affa başvuru hakkı kazanacak.
Teklif, 2024-2025 öğretim yılı itibarıyla yürürlüğe girecek ve öğrencilere iki yıl süreyle başvuru imkânı tanıyacak. Başvurular, YÖK ve üniversitelerin belirleyeceği takvim çerçevesinde yapılacak. Affa hak kazanan öğrenciler, kaldıkları yerden değil, kaydının silindiği dönemin başından itibaren eğitime devam edebilecek.
Kamuoyundaki beklentiler ve tartışmalar
Öğrenci affı, özellikle üniversite eğitimini tamamlayamayan on binlerce kişi için umut kaynağı oldu. Ancak düzenleme, akademik disiplin ve eğitim kalitesine gölge düşüreceği endişeleriyle de eleştiriliyor. Eğitim uzmanları, affın sıkı koşullara bağlanması gerektiğini, aksi halde üniversitelerin not ortalaması ve devam zorunluluğu gibi standartlarının zayıflayabileceğini belirtiyor. Öte yandan, teklifin komisyonda görüşülmesi sırasında muhalefet partileri, affın yalnızca belirli bir kesime hitap ettiğini, özellikle yeni kayıt yaptıracak öğrenciler için benzer düzenlemelerin yapılmadığını savundu.
Düzenlemenin genel kurulda da kabul edilmesi halinde, yaklaşık 800 bin kişinin affa başvurabileceği tahmin ediliyor. Bunların büyük bölümü, 2010 sonrası üniversiteyi bırakan veya atılan öğrencilerden oluşuyor. Ayrıca, teklifle yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından ayrılan Türk vatandaşları da kapsama alındı.
Öğrenci affı konusundaki tartışmalar, eğitim sisteminin yapısal sorunlarını da gündeme getirmiş durumda. Uzmanlar, af düzenlemelerinin geçici çözümler olduğunu, asıl yapılması gerekenin üniversite eğitiminin kalitesini artırmak ve öğrencilerin okulu bırakma nedenlerini ortadan kaldırmak olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda, teklifin sadece bir affı değil, aynı zamanda yükseköğretim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de hatırlattığı söylenebilir.