Gişede büyük ilgi gören 'Obsession', yalnızca sürükleyici hikâyesiyle değil, modern ilişkilerde sevgi ve takıntı arasındaki ince çizgiyi tartışmaya açmasıyla da dikkat çekiyor. Film, izleyicileri 'Takıntı ile sevgi arasındaki sınır nerede başlıyor?' sorusuyla baş başa bırakıyor. Sosyal medyada yoğun şekilde tartışılan yapım, izleyicileri ikiye böldü: Kimi izleyiciler hikâyeyi romantik bulurken, kimi de sağlıksız ilişki dinamiklerini yücelttiğini savunuyor.
Takıntılı aşk mı, romantik aşk mı?
Film, baş karakterin takıntılı bir şekilde bir kadının peşinden koşmasını ve onu elde etmek için her yolu denemesini konu alıyor. Bu durum, özellikle genç izleyiciler arasında 'gerçek aşkın fedakârlık gerektirdiği' yanılgısını pekiştirebileceği endişesini doğurdu. Uzman psikologlara göre, takıntılı davranışlar romantik aşkla karıştırılmamalı ve bu tür yapımların sağlıklı ilişki modellerini bozabileceği belirtiliyor.
Sosyal medyada büyük tepki
Film vizyona girdikten sonra Twitter ve Instagram'da #Obsession etiketiyle binlerce yorum yapıldı. Bir kullanıcı 'Filmdeki adam stalker değil, romantik kahraman olarak gösteriliyor. Bu çok tehlikeli' derken, bir başka kullanıcı 'Takıntılı aşkı normalleştiren bu film, ilişkilerde sınır ihlallerini meşrulaştırabilir' uyarısında bulundu. Yapımcı firma ise filmi 'bir uyarı' olarak nitelendirdi ancak eleştirileri tam anlamıyla yanıtlamadı.
Uzmanlardan uyarılar
İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, 'Bu tür filmler, özellikle ergenlerde takıntılı davranışların normalleşmesine yol açabilir. Aşkın sınırları ve sağlıklı ilişki dinamikleri konusunda daha bilinçli içerikler üretilmeli' dedi. Türkiye Psikologlar Derneği de filmle ilgili bir açıklama yaparak, izleyicilerin filmdeki davranışları gerçek hayata taşımaması gerektiğini vurguladı.
Küresel bir tartışma
'Obsession' sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de benzer tartışmaları tetikledi. Geçtiğimiz yıllarda vizyona giren '365 Days' ve 'Fifty Shades of Grey' gibi filmler de benzer eleştiriler almıştı. Bu yapımlar, genellikle 'romantik' kılıfı altında sağlıksız ilişki dinamiklerini yücelttikleri gerekçesiyle feminist çevreler tarafından eleştiriliyor. 'Obsession' da bu mirası devralmış gibi görünüyor.
Film, gişe başarısının yanı sıra kültürel bir fenomen haline gelirken, asıl sorunun takıntılı aşkın toplumda ne kadar normalleştiği olduğu görülüyor. Belki de asıl tartışma, filmdeki kurgudan çok, bu kurgunun gerçek hayattaki karşılıklarına yönelik olmalı. Sağlıklı bir ilişki karşılıklı saygı ve özgürlük üzerine inşa edilir; takıntı, adı üstünde bir saplantıdır ve romantizmle karıştırılmamalıdır.