Ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, geçtiğimiz günlerde bir stand-up gösterisinde Kur'an-ı Kerim'e yönelik alaycı ifadeler kullanan komedyen Deniz Göktaş hakkında sert açıklamalarda bulundu. A Haber ekranlarında canlı yayında konuşan Hatipoğlu, Göktaş'ın sözlerini kınayarak, bu tür davranışların Ebu Cehil mesleği olduğunu söyledi. Olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'dini değerleri alenen aşağılama' suçundan soruşturma başlatıldı.
Hatipoğlu'ndan çarpıcı benzetme
A Haber'de yayınlanan programda konuşan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Deniz Göktaş'ın sözlerine tepki göstererek, 'Bu bir Ebu Cehil mesleğidir. Kutsal değerlere saygısızlık yapmak, bunları alaya almak kimsenin hakkı değildir. İslam'ın kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'e yönelik bu tür saldırılar asla kabul edilemez' dedi. Hatipoğlu, toplumun tüm kesimlerini bu tür provokasyonlara karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Deniz Göktaş hakkındaki soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Deniz Göktaş hakkında 'dini değerleri alenen aşağılama' suçundan resen soruşturma başlattı. Göktaş'ın bir stand-up gösterisinde Kur'an-ı Kerim'le ilgili kullandığı ifadeler, sosyal medyada büyük tepki çekmiş ve kısa sürede gündem olmuştu. Savcılık, Göktaş'ın ifadesine başvurmak üzere harekete geçti. Soruşturma kapsamında Göktaş'ın gösterisinin kayıtları inceleniyor.
Tepkiler büyüyor
Deniz Göktaş'a yönelik tepkiler, sadece Hatipoğlu ile sınırlı kalmadı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Göktaş'ın sözlerini kınayarak, benzer provokasyonların önüne geçilmesi çağrısında bulundu. Bazı sivil toplum kuruluşları da konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Göktaş ise henüz konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Toplumda kutsal değerlere saygı vurgusu
Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, konuşmasında toplumda kutsal değerlere saygının önemine dikkat çekti. 'Hiç kimse inançlarından dolayı aşağılanamaz. Bizler bir arada yaşama kültürünü benimsemiş bir milletiz. Kutsal değerlere yönelik her türlü saldırı, toplumsal barışı tehdit eder' diyerek, bu tür eylemlerin hukuki ve ahlaki boyutunu vurguladı.
Olay, ifade özgürlüğü ile dini değerlere saygı arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye'de son yıllarda benzer olaylar yaşanmış, bazı sanatçılar ve sosyal medya kullanıcıları hakkında soruşturma açılmıştı. Toplumun geniş kesimleri, kutsal değerlere yönelik saygısızlığın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor.