İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği kritik telefon görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 36. NATO Zirvesi'ndeki açıklamalarını gündeme getirdi. Görüşmede Netanyahu'nun, Erdoğan'ın bölgesel politikaları ve Türkiye'nin savunma sanayii hamleleri nedeniyle F-35 tedarikinin sekteye uğrayacağı endişesini dile getirdiği öğrenildi. İsrail'in, ABD'nin en önemli müttefiklerinden biri olduğunu vurgulayan Netanyahu, Trump yönetiminden Türkiye'nin bu alandaki faaliyetlerine karşı daha dikkatli olunmasını istedi.
NATO Zirvesi'nde yaşananlar
36. NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve terörle mücadele konularında sert mesajlar vermişti. Erdoğan, "Türkiye, kendi çıkarlarını korumak için her türlü tedbiri almaya hazırdır" ifadelerini kullanırken, özellikle Doğu Akdeniz'deki faaliyetler ve S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle Batılı ülkelerle yaşanan gerilime dikkat çekmişti. Zirve sonrası yapılan açıklamalarda, Türkiye'nin NATO içindeki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, müttefiklerden daha fazla dayanışma beklediklerini ifade etmişti. Bu çıkışlar, özellikle İsrail tarafında rahatsızlık yaratmış görünüyor.
F-35 programı ve Türkiye faktörü
İsrail, F-35 savaş uçaklarının en önemli kullanıcılarından biri olarak öne çıkıyor. HALOC (Hava Kuvvetleri) filosunda yer alan F-35'ler, İsrail'in hava üstünlüğünü korumasında kritik rol oynuyor. Türkiye'nin, 2017 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından ABD'nin F-35 programından çıkarılmış olması, bölgedeki dengeleri değiştirmişti. Netanyahu'nun Trump'a yaptığı şikayette, Türkiye'nin S-400 sistemleriyle ilgili olarak NATO ülkelerinin güvenliğini tehdit ettiği ve bu durumun İsrail'in F-35 operasyonlarını dolaylı olarak etkileyebileceği iddia edildi. Ayrıca, Türkiye'nin yerli savunma projeleri, özellikle KAAN savaş uçağı gibi girişimleri, İsrail'in bölgesel askeri üstünlüğüne meydan okuyabilecek potansiyel bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel güç mücadelesi
Son yıllarda Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, Filistin meselesi, Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve Suriye politikaları gibi konularda inişli çıkışlı bir seyir izliyor. İki ülke arasında 2022'de büyükelçilerin atanmasıyla başlayan normalleşme süreci, Erdoğan'ın Netanyahu'ya yönelik sert söylemleri ve Gazze'deki insan hakları ihlalleri nedeniyle yeniden gerilmişti. Netanyahu'nun Trump'a başvurması, İsrail'in bölgesel meselelerde ABD desteğini arkasına alma çabası olarak yorumlanabilir. Öte yandan, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumu ve artan askeri kapasitesi, İsrail'in güvenlik algısını doğrudan etkiliyor.
Bağımsız analistlere göre, bu telefon görüşmesi, İsrail'in ABD'den beklentilerini ve bölgedeki rekabetin giderek kızıştığını gösteriyor. Türkiye'nin savunma sanayiinde attığı adımlar, sadece İsrail'in değil, birçok NATO üyesinin stratejik hesaplarını değiştirebilir. Netanyahu'nun girişimi, iki ülke arasındaki güven bunalımının derinleştiğine işaret ediyor.