İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkedeki seçimlere iki hafta kala düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu ve çevresindeki ülkeleri dost ve düşman olarak sınıflandırdığı bir harita üzerinden sunum yaptı. Netanyahu, haritada İran ve müttefiklerini (Şii ekseni) ile birlikte Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'yi kapsayan ve “Sünni Elması” olarak adlandırdığı grubu tehdit olarak işaretledi. Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), ayrılıkçı Somaliland ve Sudan ise terörle mücadele kapsamında işbirliği yapılan ülkeler arasında gösterildi. Sunum, İsrail'de 23 Mart'ta yapılacak genel seçimler öncesinde Netanyahu'nun güvenlik ve dış politika kartını öne çıkarma çabası olarak yorumlandı.
Haritada Öne Çıkan Tehdit Algısı
Netanyahu'nun sunumunda kullandığı harita, bölgesel ittifakları ve tehdit algılarını net bir şekilde ortaya koydu. Haritada kırmızı ile işaretlenen İran ve müttefikleri, İsrail'in uzun süredir birincil tehdit olarak gördüğü Şii eksenini temsil ediyor. Netanyahu, bu eksenin bölgede istikrarsızlık yarattığını savundu. Diğer yandan, “Sünni Elması” olarak adlandırılan ve Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'yi içeren grup da tehdit kategorisinde gösterildi. Bu sınıflandırma, İsrail'in Sünni ülkelerle ilişkilerinde son dönemde yaşanan yumuşamaya rağmen, özellikle Türkiye ve Pakistan ile olan gerilimleri yansıtıyor.
Haritada yeşil renkle işaretlenen ülkeler arasında Yunanistan, GKRY, Somaliland ve Sudan yer aldı. Bu ülkeler, İsrail'in terörle mücadele ve güvenlik işbirliği çerçevesinde yakın ilişkiler geliştirdiği aktörler olarak sunuldu. Özellikle Somaliland, uluslararası alanda tanınmamış olmasına rağmen İsrail ile ilişkilerini geliştirmesiyle biliniyor. GKRY ve Yunanistan ise Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve savunma anlaşmalarıyla İsrail'in bölgedeki önemli ortakları arasında.
Seçim Öncesi Güvenlik Vurgusu
Netanyahu'nun bu sunumu, 23 Mart'ta yapılacak seçimler öncesinde seçmen nezdinde güvenlik ve dış politika konularında güçlü bir lider imajı çizme amacı taşıyor. Son anketler, Netanyahu'nun partisi Likud'un ana rakibi olan Yesh Atid ve diğer muhalefet partileri karşısında zorlu bir yarış içinde olduğunu gösteriyor. Netanyahu, özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığı konusundaki sert duruşuyla tanınıyor. Bu harita sunumu, seçmenlere “güvenli ellerde” oldukları mesajını verme çabası olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, haritanın diplomatik açıdan tartışmalı olabileceğine dikkat çekiyor. Zira Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkelerle son dönemde normalleşme adımları atılmıştı. Özellikle Türkiye ile ilişkilerde yaşanan kısmi yumuşama, bu tür bir sınıflandırmayla gölgelenebilir. Ancak Netanyahu'nun seçim kampanyası çerçevesinde iç kamuoyuna yönelik mesajları önceliklendirdiği açık.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Netanyahu'nun haritalı sunumu, bölgesel dengeler açısından da önemli sinyaller içeriyor. İsrail'in 2020'de BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas ile imzaladığı İbrahim Anlaşmaları, Sünni Arap ülkeleriyle ilişkilerde yeni bir dönemi başlatmıştı. Ancak bu haritada Sudan'ın yeşil (dost) kategoride yer alması, anlaşmanın bir yansıması olarak görülebilir. Suudi Arabistan'ın ise hâlâ tehdit olarak işaretlenmesi, Riyad ile henüz resmi bir normalleşme yaşanmamasının göstergesi. Pakistan ile ilişkiler ise tarihsel olarak mesafeli ve son dönemde Pakistan'ın İran ile yakınlaşması dikkat çekiyor.
Türkiye'nin “Sünni Elması” içinde gösterilmesi, iki ülke arasındaki inişli çıkışlı ilişkilerin bir yansıması. Son yıllarda karşılıklı ziyaretler ve enerji işbirliği gibi olumlu adımlar atılsa da, İsrail'in Gazze politikaları ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler ilişkileri zaman zaman gerginleştiriyor. Netanyahu'nun bu sunumu, Türkiye'ye yönelik bir mesaj olarak da okunabilir.
Haritada İran ve müttefiklerinin tehdit olarak gösterilmesi, İsrail'in uzun süredir sürdürdüğü İran karşıtı politikaların bir devamı niteliğinde. İsrail, İran'ın nükleer programını ve bölgesel milis güçlerini (Hizbullah, Hamas, Husiler) kendisine yönelik en büyük tehlike olarak görüyor. Netanyahu, seçim kampanyasında da bu tehdidi sık sık vurguluyor.
Diplomatik Denklemde Yeni Dönem
Netanyahu'nun açıklamaları, İsrail'in bölgesel ittifaklarını yeniden tanımlama çabası olarak yorumlanabilir. Ancak bu tür bir sınıflandırma, özellikle Sünni ülkelerle yürütülen diyalog süreçlerine zarar verebilir. Önümüzdeki dönemde İsrail'in dış politikasında seçim sonuçlarının belirleyici olacağı açık. Eğer Netanyahu yeniden iktidara gelirse, bu harita üzerinden şekillenen bir dış politika izlemesi muhtemel. Aksi halde, muhalefetin daha ılımlı bir çizgi benimsemesi beklenebilir.
Uluslararası toplum ise İsrail'in bu tür adımlarını dikkatle izliyor. Avrupa Birliği ve ABD'den henüz resmi bir açıklama gelmedi, ancak diplomatik çevrelerde haritanın provokatif olabileceği konuşuluyor. Özellikle Türkiye'nin tepkisi merak ediliyor. Türkiye, daha önce İsrail'in haritalı sunumlarına sert tepki göstermişti. Bu kez de benzer bir yanıt verilmesi olası. Ayrıca Suudi Arabistan'ın sessiz kalması, ilişkilerin geleceği açısından ipucu verebilir.
İsrail seçimleri yaklaşırken, Netanyahu'nun bu tür hamlelerle seçmen tabanını konsolide etmeyi hedeflediği açık. Ancak bu tür bir harita, sadece iç politikada değil, bölgesel diplomaside de yeni kırılmalara yol açabilir. Önümüzdeki günlerde benzer sunumların devam edip etmeyeceği, Netanyahu'nun stratejisi hakkında daha net bilgi verecek.