Türkiye'de son günlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik tepkiler artarak devam ediyor. Özellikle Gazze'deki insani krizin derinleşmesi ve uluslararası hukuk kararlarının göz ardı edilmesi, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de infial yaratıyor. Ancak dikkat çeken bir nokta var: Netanyahu'ya yönelik en sert eleştirilerin kendi ülkesinden, kendi kabinesinden ve hatta kendi partisinden gelmesi. Bu durum, İsrail siyasetinde önemli bir kırılmanın habercisi olarak yorumlanıyor.
Netanyahu'ya yönelik iç tepkiler
İsrail'de son aylarda Netanyahu'nun savaş yönetimi, rehinelerin kurtarılması konusunda başarısız bulunması ve ekonomik göstergelerdeki bozulma nedeniyle hükümete yönelik güven eriyor. Başbakan'ın en yakın çalışma arkadaşlarından bazıları bile artık kamuoyu önünde farklı görüşler dile getirmeye başladı. Özellikle Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın ateşkes çağrıları, Netanyahu'nun politikalarından duyulan rahatsızlığı gözler önüne seriyor. Ayrıca, eski Genelkurmay Başkanları ve istihbarat yetkilileri de Netanyahu'yu savaşın uzaması ve stratejik hatalar yapmakla suçluyor.
Türkiye'den yükselen sesler
Türkiye'de ise hükümet yetkilileri ve muhalefet partileri, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sert bir dille kınıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Netanyahu'yu "savaş suçlusu" olarak nitelendirirken, TBMM'de de İsrail'le ticari ilişkilerin gözden geçirilmesi yönünde öneriler dile getiriliyor. Halkın sokaklarda Netanyahu karşıtı protestolar düzenlemesi ise Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösteriyor. Bütün Türkiye el birliğiyle, uluslararası toplumun Netanyahu'ya karşı somut adımlar atmasını bekliyor.
Uluslararası baskı ve yargı süreci
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarması ihtimali, İsrail Başbakanı'nı zor durumda bırakıyor. Ayrıca, birçok ülke Filistin'i tanıma yolunda adımlar atarken, İsrail'in diplomatik izolasyonu artıyor. Bu gelişmeler, Netanyahu'nun kendi hükümetindeki bazı isimlerin bile artık ondan uzaklaşmasına neden oluyor. Analistlere göre, Netanyahu'nun siyasi kariyeri, kendi içindeki muhalefet karşısında ciddi bir sınav veriyor.
Sonuç olarak, Netanyahu'yu durduracak olan güç, belki de en çok kendi hükümetinin içinden çıkacak. Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası toplumun baskısı ise bu süreci hızlandırabilir. Netanyahu'nun geleceği, artık sadece Filistin topraklarındaki değil, kendi ülkesindeki dengelere de bağlı görünüyor.