İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iktidarda kalma hırsıyla ülkeyi yeni bir savaşın eşiğine sürüklerken, özellikle Gazze'deki soykırım politikasının mimarı olarak anılan Netanyahu'ya yönelik öfke her geçen gün artıyor. İsrail basını, Netanyahu'nun koltuğunu kaybetmemek için Türkiye ile anlamsız bir çatışmayı göze aldığını ve bu durumun bölgesel istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiğini öne sürüyor. İşte Netanyahu'nun bu tehlikeli oyununun perde arkası ve İsrail kamuoyundaki yansımaları.
Netanyahu'nun Seçim Stratejisi: Savaş ve Kaos
Netanyahu'nun siyasi kariyeri boyunca en çok eleştirildiği noktalardan biri, kişisel çıkarları uğruna ülkeyi riskli maceralara sürüklemesi. Son olarak Gazze'deki katliamlar nedeniyle uluslararası kamuoyunda savaş suçlusu olarak anılmaya başlanan Netanyahu, iç politikada da artan muhalefete karşı yeni bir düşman yaratma ihtiyacı hissetti. Bu noktada rotayı Türkiye'ye çeviren Netanyahu'nun, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu ittifakı kullanarak Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı bir gerilim başlatmak istediği belirtiliyor.
İsrail Basınından Sert Tepkiler
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Netanyahu'nun bu politikasını 'Ulusal güvenliği hiçe sayarak iktidarını sürdürmeye çalışmak' olarak nitelendirirken, Yedioth Ahronoth ise 'İsrail halkı, Netanyahu yüzünden gereksiz bir savaşın içine çekilmek üzere' yorumunu yaptı. Netanyahu'nun, İran ve Hizbullah'tan sonra Türkiye'yi de düşmanlaştırarak dikkatleri kendi yargı süreçlerinden ve yolsuzluk davalarından uzaklaştırmayı amaçladığı ifade ediliyor.
Türkiye İle Gerginlik Nereye Gider?
Türkiye'ye yönelik söylemleri ve askeri tahrikleriyle bilinen Netanyahu'nun, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları konusunda Yunanistan ile iş birliği yaparak Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalıştığı biliniyor. Ancak uzmanlara göre bu politikalar bölgede büyük bir çatışmayı tetikleyebilir. Türkiye'nin güçlü askeri varlığı ve uluslararası hukuktaki haklı konumu karşısında Netanyahu'nun aradığı desteği bulması zor görünüyor. Ayrıca Türkiye ile Filistin davasına verdiği güçlü destek, İsrail'in bu hamlesini daha da riskli hale getiriyor.
Netanyahu'nun Aldığı Tepkiler Büyüyor
Netanyahu'nun başbakanlık koltuğunda kalma çabaları, sadece bölge ülkelerinde değil, İsrail toplumunda da büyük bir hoşnutsuzluğa neden oluyor. Son haftalarda Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi şehirlerde düzenlenen on binlerce kişilik protestolarda, Netanyahu'nun istifası ve erken seçim talepleri dile getiriliyor. Protestocuların sık sık kullandığı 'Gazze Kasabı' sloganı ise Netanyahu'nun Gazze'deki soykırım politikalarına olan öfkenin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Netanyahu'nun Siyasi Kaderi
Netanyahu'nun bu savaş çığırtkanlığı, onun siyasi geleceği açısından da oldukça riskli bir oyun. İsrail'de yapılan son anketlere göre Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi'nin oy oranı, muhalefetteki partilerin gerisinde seyrediyor. Savaş çığırtkanlığı kısa vadede bazı kesimlerden destek alsa da, uzun vadede İsrail halkının bu durumdan olumsuz etkilenmesi, Netanyahu'nun koltukta kalma hayallerini suya düşürebilir.
Uluslararası Topluluğun Tutumu
Uluslararası toplum, İsrail'in açtığı bu yeni cephe konusunda ciddi endişeler taşıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanmaması çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler bu durumun bölgesel barışı tehdit ettiğini vurguluyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'da yarattığı istikrarsızlık ortamında, Orta Doğu'da yeni bir savaşın küresel güvenliği daha da tehlikeye atacağı belirtiliyor.
Sonuç Olarak
Netanyahu'nun iktidar hırsı, sadece Filistinlilerin değil, İsrail halkının ve bölge ülkelerinin de geleceğini tehdit ediyor. Türkiye ile başlatılmak istenen anlamsız gerginlik, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağları koparma riski taşıyor. Netanyahu'nun izlediği bu tehlikeli strateji, onun siyasi kariyerini sonlandırabileceği gibi, tüm Orta Doğu'yu yakacak bir yangının fitilini de ateşleyebilir. Bu noktada İsrail yönetimini sağduyuya davet etmek, uluslararası toplumun öncelikli görevi olmalıdır.